Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/11970 E. 2020/10708 K. 01.07.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/11970
KARAR NO : 2020/10708
KARAR TARİHİ : 01.07.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen ” Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
II) Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.07.2014 iddianame tarihinin ise 27.10.2014,
Yapılan UYAP kontrollerinde;
1. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 2018/4371 Esas sayılı dosyasında derdest Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/581 Esas ve 2017/78 Karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihlerinin 11.08.2014 ve 26.08.2014, iddianame tarihlerinin ise 17.12.2014 ve 19.12.2014 olduğu,
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/93498 Esas sırasında kayıtlı Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/251 Esas ve 2015/ 526 Karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 24.07.2014, iddianame tarihinin 09.09.2014 olduğu,
3. Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/200 Esas sayılı derdest dosyasına ilişkin suç tarihinin 18.07.2014, iddianame tarihinin 18.01.2015 olduğu ,
4. Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/352 Esas sayılı derdest dosyasına ilişkin suç tarihinin 09.09.2014, iddianame tarihinin 26.09.2014 olduğu ,
5. Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/376 Esas sayılı derdest dosyasına ilişkin suç tarihinin 01.08.2014, iddianame tarihinin 26.09.2014 olduğu ,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının ve Gölcük 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/200 Esas sayılı dosyasında iddianamedeki sanığa atılı eylem ile temyiz incelemesine konu sanığa atılı eylem yönüyle mükerrer dava açılıp açılmadığının tespiti ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 01.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.