Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/14128 E. 2020/12667 K. 16.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/14128
KARAR NO : 2020/12667
KARAR TARİHİ : 16.09.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın soruşturma aşamasında müdafii istemesi üzerine ifadesinin alınması sırasında Avukat …’in müdafii olarak bulunduğu, mahkemenin tensiple Avukat …’i sanık müdafii olarak duruşmaya çağırdığı, oturumlar süresince sanık ile atanan müdafiinin birlikte hazır bulunmadıkları, sanığın müdafii atandığından haberdar olmaması nedeniyle gerekçeli kararın avukata 03.01.2014 tarihinde tebliğ edilmesinin usule aykırı olduğu, gerekçeli kararın sanığa 13.01.2014 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine yasal süresi içerisinde temyiz isteminde bulunulduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında 01.04.2009 tarihinde işlediği 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davasının İscehisar Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılaması sonucunda verilen 05.07.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın suçtan zarar gören Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na tebliğ edilmeksizin 14.09.2010 tarihinde kesinleştirildiği, akabinde sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine yapılan yargılama sonucunda temyiz incelemesine konu 25.12.2013 tarihli hükmün kurulduğu,
Sanığın üzerine atılı suçun tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan kurum olan TAPDK’nun sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu kararın anılan kuruma tebliğ edilmemiş olması karşısında; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, kararın kesinleşmemesi nedeniyle denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının da bulunmadığı, dava zamanaşımının durmasının ve kesilmesinin de söz konusu olmadığı, anlaşılmakla yapılan incelemede;
Zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 24.03.2010 tarihinden sonra zamanaşımını kesen başkaca bir işlem yapılmadığından temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresi tamamlanmış olmakla, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanunun 13/1. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 16/09/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.