YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/14553
KARAR NO : 2020/14694
KARAR TARİHİ : 14.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya aykırılık
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanıklar … ve … haklarında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II) Katılan … İdaresi vekilinin münhasıran vekalet ücretine ve sanık …’ın hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerine ilişkin olarak yapılan incelemede;
24.12.2014 tarihli olayda; mahkemeden alınan arama kararına istinaden sanık …’a ait olduğu tespit edilen 4 adreste arama yapıldığı, bu adreslerden … adreste sanık …’ın bulunduğu işyerinde yapılan aramada 240 paket kaçak sigara ve 18.000 adet makaron ele geçirildiği, sanıklar … ve …’ın aşamalarda değişmeyen beyanlarından aralarında akrabalık bağı dışında ticari bir bağlantılarının bulunmadığının, bu işyerini sanık …’ın işlettiğinin, sanıkların iştirak iradesi olmaksızın kendi nam ve hesaplarına çalıştıklarının anlaşıldığı ve mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu,
Sanıklar … ve …’a atılı eylemlerin şahsi ve fiili bakımdan birbirinden bağımsız olaylar oldukları, aralarında bir irtibat bulunmadığı, sanıklar hakkındaki soruşturmanın birlikte yapılmış olmasının davaların birlikte görülmesini de gerektirmeyeceği cihetle, sanıklar hakkında birlikte açılmış kamu davasının tefriki yerine birlikte görülerek sonuçlandırılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekili ile sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
III- Katılan … İdaresi vekilinin münhasıran vekalet ücretine ve sanık … ile müdafiinin sanık hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerine ilişkin olarak yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89.maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 Esas ve 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
I.Grup
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin aynı mahkemenin birleşen 2015/232 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 29.11.2014 , iddianame düzenleme tarihinin ise 04.03.2015 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2017/9149 Esas numarasında kayıtlı Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/942 Esas, 2015/56 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 16.11.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.12.2014 olduğu,II. Grup İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin aynı mahkemenin birleşen 2015/69 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 28.12.2014 , iddianame düzenleme tarihinin ise 09.01.2015 olduğu,
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin aynı mahkemenin birleşen 2015/80 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 24.12.2014 , iddianame düzenleme tarihinin ise 13.01.2015 olduğu,Ana dosyaya ilişkin sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 03.02.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.02.2015 olduğu, ana dosyadaki suç tarihinin birleşen dosyalardaki iddianame tarihlerinden sonra olması nedeniyle hukuki kesinti oluştuğundan yeni bir kasıtla işlendiği kabul edilerek sanık hakkında bu eylem bakımından ayrı bir mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmemesi,
2 grupta belirtilen dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak anılan dosyaların incelenip gerektiğinde birleştirilerek sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesinin gerekmesi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekili ile sanığın ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.