YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/15402
KARAR NO : 2020/14742
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyiz yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz etme hakkı vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- 5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören EPDK’nun yokluğunda verilen kararı temyiz hakkı olduğu kabul edilerek, anılan kurum vekilinin, sanık … ve müdafiinin, sanık … ve müdafiinin, sanık …’ın ve malen sorumlu vekilinin temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
18.10.2012 tarihli olay tutanağına göre, ihbar üzerine sanık …’in işlettiği … Petrol isimli işyerinde, sanık …’ın sürücüsü olduğu … plakalı tankerin park halinde bulunduğu sırada yanında gizli yer altı tankının fark edilmesi üzerine yapılan aramada; … plakalı tankerin mühürleri sökülmek suretiyle 25960 kg madeni yağa el konulduğu ve sanıklar hakkında davanın açıldığı; sanık …’ın aşamalarda değişmeyen savunmalarında, söz konusu petrol istasyonuna dinlenmek için geldiğini, araçta yüklü olan madeni yağı İzmit’te Solventaş Antreposundan Van’daki … Petrol adlı firmaya götürmek üzere teslim aldığını beyan ettiği, … Petrol’ün yetkilisi …’ın da mühürlü ve irsaliyeli şekilde elkonulan madeni yağın kendilerine ait olduğunu savunduğu, 18.10.2012 tarihli olay tutanağında sanık …’ın sürücüsü olduğu tankerden olay yerinde … Petrol’e yakıt boşaltıldığına dair bir tespit yer almadığı gibi dinlenen tutanak tanıklarının da herhangi bir aktarım olmadığını belirtilmesi karşısında, tankerdeki madeni yağın gizli yer altı tankındaki solvente karıştırılarak akaryakıt olarak piyasaya sürüleceğine ilişkin mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı halde sanıkların beraatleri yerine dosya kapsamına uymayan yetersiz gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanık … ve müdafiinin, sanık … ve müdafiinin, sanık …’ın, malen sorumlu vekilinin ve müşteki EPDK vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.