YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/15460
KARAR NO : 2020/14339
KARAR TARİHİ : 08.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Petrol Kaçakçılığı suçundan sanığın mahkumiyetine dair Gaziantep 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1662-162 sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7.Ceza Dairesince hükmün 10.10.2013 tarih ve 2012/29604 Esas, 2013/19708 sayılı kararıyla “Sanığın Adli sicil kaydında yer alan elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçuna ilişkin ilamın 6352 sayılı Kanun’un Geçici 2.maddesi hükmüne nazaran tekerrüre esas alınmasının mümkün bulunmaması” sebebiyle hükümde tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle Düzeltilerek Onanmasına karar verilerek hükmün kesinleştiği,
Sanık müdafii 14.05.2014 tarihli dilekçesi ile “sanığın sabıka kaydındaki mahkumiyet kararlarının sonradan yapılan düzenlemeye göre zarar giderildiğinden “Ceza verilmesine yer olmadığnıa” karar verilmesi neticesi, müvekkili hakkında lehe yasa maddelerinin uygulanmasına engel kalmadığından, CMK’nun 231/5, TCK’nun 51 ve ertelemeye ilişkin değerlendirmenin yeniden yapılması için infazın durdurulmasını, yargılamanın yenilenmesini talep ettiği,
Yerel Mahkemece 14.05.2014 tarih ve 2011/162, 2012/162 sayılı ek karar ile, yargılamanın yenilenmesi talebinin CMK’nun 318/1 maddesi gereği kabulüne ve infazın durdurulmasına karar vererek duruşma açmış, temyize konu karar ile sanığın mahkumiyetine, cezanın ertelenmesine, zarar karşılanmadığından CMK’nun 231 .maddesinin uygulanmamasına hüküm vermiş ise de;
Olağanüstü kanun yollarından olan hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri CMK’nun 311. düzenlenmiş olup madde metni aynen (Madde 311-(1) Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür: a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa, b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa, c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise. d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise. e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesinhgerektirecek nitelikte olursa, f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarının ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir. (1) (2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 4.2.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır.
Şeklinde olup, bu nedenler sınırlıdır, genişletilemez.
Mahkumiyete ilişkin kesinleşen hükümde aynen “sanığın kaydına göre, suç işlemeyi alışkanlık haline getirdiği ve sanığın tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından” gerekçesiyle cezanın ertelenmesine ve aynı gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da takdiren yer olmadığına karar vermiş olup mahkeme hükümlü hakkında sadece sabıka kaydına dayanmamış TCK’nun 51/b maddesinde açıklandığı üzere “tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde kanaat oluşmadığından” sanığa verilen cezanın ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına takdiren yer olmadığına karar vermiştir.
Kaldı ki mahkemenin verdiği hükümde bu hususlar temyiz incelemesinde Dairemizce denetlenmiş ve düzeltilerek onama kararı verilmiştir.
Bu suretle, CMK’nun 311.maddesinde sınırlandırılan nedenlerden olmayan talebe dayalı olarak Yargılamanın Yenilenmesi ile ilgili CMK’nun 319.maddesi gereği “Yenileme isteminin kabule değer görülmeyerek” reddedilmesi yerine yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Kabule göre;
1- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 323.maddesi gereği mahkemece önceki hükmün iptal edilmesi ve yeni hüküm verilmesi gerekirken infazda karışıklık yaratacak şekilde hüküm kurulması,
2-Suçtan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin müdahilliğine karar verilerek ücreti vekalete hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.