Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2017/15718 E. 2020/13580 K. 05.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/15718
KARAR NO : 2020/13580
KARAR TARİHİ : 05.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 05.10.2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE

Kaçakçılık suçundan sanık … hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, sanığın temyizi üzerine sayın çoğunluğun 7242 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/22 ve 5/2. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi açısından bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Sanık … aşamalardaki savunmalarında özetle, ele geçirilen 5 adet cep telefonundan bir adetinin kendine, iki adetinin birlikte Türkiye’ye giriş yapan çocuklarına ait olduğunu, geri kalan iki adet cep telefonunu ise eşi ve gelinine getirdiğini, ticari kastının bulunmadığını söylemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 04/04/2006 tarih, 2006/3-35 E, 2006/97 K sayılı ilamı ile buna benzer birçok ilamında da“… ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan “in dubio pro reo” kuşkudan sanık yararlanır kuralı uyarınca, sanığın bir suçtan cezalandırılmasının temel koşulu, suçun kuşkuya yer vermeyen bir kesinlikle ispat edilmesine bağlıdır. Şüpheli ve aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemez. Ceza mahkûmiyeti bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalıdır. Bu ispat teorikte olsa hiçbir kuşku ve başka türlü bir oluşa olanak vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza yargılamasının en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermektir. O halde ceza yargılamasında mahkûmiyet, büyük veya küçük bir ihtimale değil, kuşkudan uzak bir kesinliğe dayanmalıdır.”
Tüm bu anlatılanlar ile sanığın aşamalardaki savunmalarında, ele geçirilen 5 adet cep telefonundan bir adetinin kendine, iki adetinin birlikte Türkiye’ye giriş yapan çocuklarına ait olduğunu, geri kalan iki adet cep telefonunu ise eşi ve gelinine getirdiğini, ticari kastının bulunmadığını söylemesi, dosyada suça konu eşyaları sattığı yönünde bir delilin olmaması, sanığın savunmasına göre ele geçen eşyanın miktarı itibariyle kişisel kullanım sınırlarında bulunması ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, olay tarihinde sanığın iki çocuğu ile birlikte Türkiye’ye giriş yapıp yapmadığı Gümrük İdaresinden sorulup, gerekirse çocuk sayısı da araştırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekçesiyle kurulan hükmün bozulması yerine, yazılı şekilde bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 05.10.2020