YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/10100
KARAR NO : 2020/16274
KARAR TARİHİ : 11.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1)Sanık …’in mahkumiyet hükmünü temyizi üzerine yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 31.10.2012 tarih, 2011/777 Esas ve 2012/1819 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bozmanın sirayetinin, hükmü temyiz etmeyenlerin veya temyiz isteği reddedilenlerin, temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini gidermek amacıyla 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325 ve 5271 sayılı CMK’nun 306. maddelerinde düzenlendiği, bu suretle hükmü temyiz edenler lehine oluşacak durumdan temyiz etmeyenlerin de yararlandırıldığı, ancak bozmanın sirayetinde yerel mahkeme hükmünün, temyiz yetmeyen sanık yönünden bozulmadığı, anılan maddeler uyarınca sanığın bozma kararının sonucundan yararlandırıldığı ve lehe bozmadan yararlanan sanığın, bozmadan sonra yeniden kurulan hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gözetilerek; Muradiye Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/221 Esas ve 2012/99 Karar sayılı ilamı ile verilen mahkumiyet hükmünü temyiz etmeyen ancak Dairemizin 26.01.2016 tarihli, 2014/10539 Esas ve 2016/1054 Karar sayılı ilamı ile diğer sanık … hakkındaki bozmadan CMUK’nun 325. maddesi uyarınca yararlandırılan sanık … hakkında, Mahkemenin 16.02.2018 tarihli hükmünü sanığın yetkisi bulunmadığından, CMUK’nun 317. maddesi gereğince temyiz isteğinin REDDİNE,
2)O yer Cumhuriyet Savcısının, üst Cumhuriyet Savcısının ve sanık …’ın sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde ise;
Sanıkların eyleminin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 4926 sayılı Yasanın 3/c maddesi yollamasıyla 4/c ve 5/son maddeleri kapsamında toplu kaçakçılık suçunu oluşturacağı, buna göre 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince eylemin 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, suçun 14/09/2006 tarihinde işlendiği, suç tarihinden itibaren toplam dava zamanaşımının temyiz inceleme gününde tamamlanmış bulunduğu anlaşılmış, sanık …’ın, o yer Cumhuriyet Savcısının ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, anılan maddeler ve CMK’nun 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, kaçak olduğu anlaşılan dava konusu sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaleti ile 5237 sayılı TCK.nun 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, … plakalı nakil aracının hak sahibine İADESİNE, 11/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.