Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/10739 E. 2020/16143 K. 10.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/10739
KARAR NO : 2020/16143
KARAR TARİHİ : 10.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanıklar … ve … hakkında beraat; diğer sanıklar hakkında hükümlülük, sanık … hakkında erteleme, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 5752 sayılı Yasa ile değişik 4733 sayılı Yasa kapsamında kaldığı cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin kamu davasına katılmasına karar verilmiş olması hükmü temyize hak vermeyeceğinden Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanıkların temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
1- 20/08/2010 ve 27/01/2011 tarihli 2 ayrı olay nedeniyle kamu davası açılmış olup, davalar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmadığı gözetilmeden, yargılamaya devamla davanın birlikte görülerek sonuçlandırılması,
2- 20/08/2010 tarihli olayda 2 ayrı kargo gönderisinin göndericisi gözüken sanık …’ın savunmasında; gönderileri kendisinin göndermediğini, kolileri kargoya verenin daha evvel birlikte çalıştıkları … adlı şahıs olduğunu belirttiği, alıcılardan …’un ise kolileri kendisine … olarak bildiği ancak tanımadığı bir şahsın gönderdiğini belirtmesi karşısında, …’nin dinlenilmesi, suça konu kargo gönderilerini teslim aldığı anlaşılan Rize … Kargo çalışanı …’nın dinlenilerek söz konusu kargo paketini kimin yolladığı sorulup anılan kargoyu teslim edenin ve gönderenin sanık … olup olmadığının teşhis ettirilmesi, ilgili kargo şubesinde teşhise imkan verecek kamera kayıtlarının olup olmadığının araştırılması, sanıklar … ve …’un kargo gönderim tarihine ilişkin
kullanımlarında bulunan GSM hatlarının HTS kayıtları incelendikten sonra sanık …’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi,
3- UYAP kayıtlarında yapılan incelemede sanıklar … ve … hakkında 20/08/2010 tarihinde benzer şekilde Rize ilinden Bingöl iline gönderilen ve … tarafından teslim alınan gönderide ele geçen 211 karton kaçak sigara nedeniyle Bingöl 1. Asliye Ceza Mahkemesi’ne 2013/192 esas sayılı kamu davasının açıldığı, 15/10/2014 tarih ve 2014/338 Karar sayılı karar ile sanık …’ın beraatine, …’un ise mahkumiyetine hükmedildiği ve kararın Dairemizin 09/02/2017 tarih ve 2016/20009 Esas, 2017/834 Karar sayılı kararı ile temyiz isteminin reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmakla; sanıklar hakkında mükerrer dava açılıp açılmadığı ya da farklı dava konusu eylemlerin tek suça vücut verip vermediğinin tespiti ve değerlendirilmesi bakımından kesinleşen dosyanın dosya arasına alınarak incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 5/2 somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıkların cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
10/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.