Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/12543 E. 2021/3431 K. 08.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/12543
KARAR NO : 2021/3431
KARAR TARİHİ : 08.03.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık müdafiinin temyiz istemine yönelik yapılan incelemede;
20.11.2014 tarihinde tefhim edilen hükmü, yasal süresinden sonra 15.12.2014 tarihinde temyiz eden sanık müdafiinin temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

II) 5271 sayılı CMK’nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikayetçi Gümrük İdaresi’nin suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek şikayetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyizine yönelik yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 14.01.2011 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin 03.02.2011 tarihinde kesinleştiği, ardından sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar üzerine mahkemesince duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda temyize konu 20.11.2014 tarihli hükmün kurulduğu anlaşılmakla,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturup, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise Gümrük İdaresi olduğu, bu anlamda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 14.01.2011 tarihli hükme yönelik Gümrük İdaresi’nin itiraz hakkının bulunduğu ve davaya katılma hakkı bulunan kuruma karar tebliği yapılmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının henüz kesinleşmediği gözetilerek, mahkemesince dosya yeniden esasa kaydedilip yargılama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı ise de;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre sanığın üzerine atılı suç için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 30.04.2010 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, müşteki Gümrük İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık … hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanışımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, dava konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaletiyle TCK’nun 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE, 47 LC 922 plaka sayılı nakil aracının üzerindeki satılamaz-devredilemez şerhi kaldırılmak suretiyle sahibine İADESİNE, 08.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.