Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/14359 E. 2020/16466 K. 16.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/14359
KARAR NO : 2020/16466
KARAR TARİHİ : 16.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça konu kaçak akaryakıt ve suçta kullanılan nakil vasıtası hakkında dava açılması halinde mahallinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında 5015 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 26/11/2008 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna tebliğ edilmeden 11/02/2009 tarihinde kesinleştirildiği, sonrasında sanığın 07/07/2011 tarihinde işlediği basit yaralama suçu nedeniyle hakkında verilen 3 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün 20/10/2014 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmakla,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 5015 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise EPDK olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 26/11/2008 tarihli hükme yönelik EPDK’nun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan Kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın 07/07/2011 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine yapılan bildirim sonucunda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı ise de;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre suç için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanışımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 28/12/2007 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanışımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, 16.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.