Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/16253 E. 2020/16684 K. 17.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/16253
KARAR NO : 2020/16684
KARAR TARİHİ : 17.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5015 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 5015 sayılı Yasaya muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 10/07/2008 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na tebliğ edilmeden 18/07/2008 tarihinde kesinleştirildiği, sonrasında sanığın 30/07/2009 tarihinde işlediği kaçakçılık suçu nedeniyle hakkında verilen 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün 18/10/2013 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanması için mahkemesine bildirimde bulunulduğu, bunun üzerine yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek temyize konu hükmün kurulduğu anlaşılmakla,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 5015 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu, bu suçtan doğrudan zarar görenin iseEnerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 10/07/2008 tarihli hükme yönelik Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun itiraz hakkının bulunduğu, ancak söz konusu karar anılan Kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresinin de başlamadığı, dolayısıyla sanığın 30/07/2009 tarihinde işlediği suç nedeniyle verilen mahkumiyet kararının kesinleşmesi üzerine yapılan bildirim sonucunda sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı ise de; suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK’nun 66. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendine göre suç için asli dava zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanışımını kesen en son işlem
olan sanığın savunmasının alındığı 25/09/2007 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanışımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesine göre DÜŞÜRÜLMESİNE, 17/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi