Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/18934 E. 2019/30882 K. 06.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/18934
KARAR NO : 2019/30882
KARAR TARİHİ : 06.05.2019

5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’nin, anılan Kanun’un 3/3, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 15.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08/01/2015 tarihli ve 2013/18 esas, 2015/6 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 14.11.2018 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2018 tarihli ve KYB. 2012-258069 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, …Uluslararası Taşımacılık Petrolcülük Depolama Dağ. ve Tic. A.Ş’nin ortağı ve yetkilisi olan diğer şüpheliler ile bu firmanın…Gümrük İdaresi’nde gümrük işlemlerini yürüten …’in transit beyannameler ile muhteviyatı JP-8 uçak yakıtı olan gümrük eşyalarını, İncirlik’ten içlerinde şoför olan sanık …’nin de kullandığı … plakalı araç ve diğer şoförlerin kullandıkları diğer araçlara yüklenen transit beyannameli gümrük eşyalarının Irak ülkesine …Gümrük Kapısından geçirip götürmeleri gerektiği halde … Gümrük Müdürlüğü’den çıkış yapmadıkları ve taşıdıkları yükü yurt içinde sarf ettikleri tespit edilmesi üzerine, … ve diğer şüpheliler hakkında 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davasına ilişkin yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; sanığın kovuşturma aşamasında alınan beyanında … plakalı aracın…’a ait olduğunu, bu şahsın Şanlıurfa ili Akçakale ilçesi Eke köyünde ikamet ettiğini, olay tarihinde kendisinin yük yerine hiç gitmediğini, yük yerine araç sahibi …’ın gittiğini ve yükün bir kısmını yolda bir kısmını da Şanlıurfa merkezde sattığını, bu durumu …’ın kendisine daha sonradan söylediğini ve üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini beyan etmesi karşısında, …’ın ve ilgili taşeron firma yetkililerinin beyanları alınmadan, yük teslimine ilişkin belgelerdeki imza ve yazıların kime ait olduğu konusunda kriminal inceleme yaptırılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,
Kabule göre de;
01/03/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı Kanun’un 50/6. maddesinde yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106. maddesinin 4. ve 9. fıkralarının yeniden düzenlenip, yine 01/06/2014 tarihli 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 3. ve 8. fıkralarındaki değişiklikler ve 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde adlî para cezasının ödenmemesi durumunda tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … aşamalardaki savunmalarında özetle, suçta kullanılan … plakalı tankerin …’a ait olduğunu ve kendisin de bu araçta şoförlük yaptığını, Irak’a yük götürdüğünü, bu nedenle de pasaportunun sürekli olarak araçta kaldığını, …’ın İncirlik’ten akaryakıtı yükleyerek Şanlıurfa’ya getirip araçla kendisine teslim ettiğini, kendisinin de araç ve yükünü Irak’a götürdüğünü ancak iddianamede belirtilen suça konu akaryakıtın taşımasını kendisinin yapmadığını, …’ın araçta bulunan pasaportunu kullanarak kendi adına suça konu akaryakıtı İncirlikten araca yüklemiş olduğunu, …’ın bu yükü kendisine teslim etmeyerek yolda ve Şanlıurfa’da sattığını sonradan kendisine söylediğini, suçlamayı kabul etmediğini savunması, suç tarihinde kayden araç maliki olarak gözüken…’in de mahkemedeki beyanında 2008 yılında … plakalı suçta kullanılan aracı satışını yapması için galeriye sattığını, noter aracılığıyla ismini hatırlamadığı bir kişiye devrini yaptığını, sattıktan sonra kim tarafından nasıl kullanıldığını bilmediğini söylemesi, CMR ekinde sanığın pasaportu olmasına karşın araç ruhsatının bulunduğu sayfada isim okunamasa da 1955 doğumlu olan sanık dışında Akçakale 1968 doğumlu bir kişiye ait sürücü belgesinin ekli olması karşısında,
1) Suça konu jet yakıtının taşınması için düzenlenen …nolu CMR ve ekindeki belge asılları getirtilerek sürücü belgesinin kime ait olduğu belirlenip dinlenilmesi ve yine sanık tarafından suça konu araç sahibi ve suça konu jet yakıtını sattığını söylediği …’ın açık kimliği ve adresi sanıktan sorulup ayrıca kolluk marifetiyle araştırma yaptırılarak tanık olarak dinlenilmesi, gerektiğinde hakkında suç duyurusunda bulunularak dava açılması halinde dosyaların birleştirilerek dinlenip sanık …’nin savunmalarında belirttiği hususların sorulması; ayrıca suç tarihine ilişkin sanık …’nin resmi kurum ve kuruluşlar ile banka gibi yerlerden samimi imza ve el yazısı örnekleri getirtilip yukarda belirtilen CMR ve ekindeki belgelerdeki yazı ve imza örnekleriyle karşılaştırma için kriminal inceleme yaptırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi;
2) 01.03.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5739 sayılı Yasanın 5. maddesi ile yapılan değişiklikle 5237 sayılı TCK’nun 50/6. madde ve fıkrasında yer alan “yaptırım” ibaresinin “tedbir” olarak değiştirilip, 5275 sayılı Yasanın 106. maddesinin 4. ve 9. yine 18/06/2014 tarihli 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile 3. ve 8. fıkralarındaki değişiklikler göz önüne alındığında, ayrıca 10. fıkrasının da yürürlükten kaldırılması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda, ödenmeyen para cezasının hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi nedeniyle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden ADANA 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 08/01/2015 tarihli ve 2013/18 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararının CMUK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine 06.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.