YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/406
KARAR NO : 2020/16559
KARAR TARİHİ : 16.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna Muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere, …
plakalı aracın iadesine,
…, malen sorumlu … ve vekili,
katılan … İdaresi vekili
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Malen sorumlu … ve vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Suçta kullanılan … plaka sayılı aracın dosya kapsamından aracın iyi niyetli üçüncü kişi konumundaki malen sorumluya ait olduğu ve … Oto Kiralama firması tarafından kiraya verildiği gözetilerek müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, malen sorumlu ve vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/l. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca,
Hükümden … plakalı nakil aracına ilişkin fıkranın çıkartılarak yerine “Suçta kullanılan … plakalı nakil aracının sahibine iadesine, araç trafik kaydına konulan tedbirin kaldırılmasına” ibaresinin eklenmesi ve diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III) Sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’nin temyiz istemleri yönünden yapılan incelenmede;
1-Anayasanın 141/3. maddesinde, bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı hükme bağlanmıştır. 5271 sayılı CMK’nun 34. maddesinde “Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230’uncu madde göz önünde bulundurulur” denilmiştir. Aynı Yasanın 289/1-g maddesinde; temyiz dilekçesi veya beyanında gösterilmiş olmasa dahi, hükmün 230”uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi durumu kesin hukuka aykırılık hali olarak kabul edilmiştir.
Yukarıda anılan hükümlerin amir hüküm olduğu dikkate alınarak; kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin, sanıkların eyleminin ne olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması deliller ile varılan sonuç arasındaki dosya kapsamına uygun mantıksal ve hukuksal bağlantılar kurulmak suretiyle sanıklar hakkında açılan kamu davası ile ilgili kurulan mahkumiyet hükmünün dayanaklarının gerekçeleriyle kararda açıklanıp gösterilmesi gerekirken atılı kaçakçılık suçu yönünden bu ilkelere uyulmadan yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ile sanıklar … ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 16/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.