Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/435 E. 2020/17271 K. 30.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/435
KARAR NO : 2020/17271
KARAR TARİHİ : 30.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi vekilinin sanık … hakkında verilen beraat kararının temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gibi katılmasına karar verilmesi de hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden, Gümrük İdaresi vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Katılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin sanık … hakkında verilen beraat kararına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
1- Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin 15/05/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5752 sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinde öngörülen suçu oluşturacağı gözetilerek yalnızca anılan bu hüküm uyarınca karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, eylem bölünerek 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına ve 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan beraat hükmü kurulması,
2- Sanığın işçi olarak çalıştığı … Market isimli işyerinde 191 paket sigara ele geçirildiği, sanığın da imzası bulunan 23/05/2012 tarihli olay tutanağı içeriğinde arama işlemi öncesinde markette kolluk görevlilerine satış yapıldığının belirtilmesi karşısında, tutanak mümzileri dinlenerek sigara satışı yapan şahsın kim olduğunun sorularak soncuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yapılan yargılamaya toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA,
III) Katılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 30/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.