Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/4423 E. 2021/1708 K. 09.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4423
KARAR NO : 2021/1708
KARAR TARİHİ : 09.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Olay tarihinde sanığa ait ikametin çatı katında kaçak rakı imalatı yapıldığı, giriş katında ise kaçak içki satışı yapıldığına dair ihbar üzerine yapılan aramada sanığa ait ikametin çatı katında bidonlarda 20 litre boğma rakı, 560 litre ise mayalanmış üzüm su karışımı ile rakı damıtımında kullanılan sac fıçı ele geçirildiği, sanığın aşamalardaki savunmalarında, boğma rakıyı içmek için yaptığını, ele geçen fermante sıvıyı ise sirke yapmak için bulundurduğunu, suçlamayı kabul etmediğini belirttiği olayda; olayın oluş şekli, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, eylemin 4733 sayılı Yasanın 8/1. maddesinde düzenlenen “alkollü içki üretmek üzere fabrika, tesis veya imalathane kurmak” suçu için gereken yeterlilikte olmadığı, sanığın üretimini yaptığı rakıyı kendi şahsi kullanımı dışında ticari maksatla bulundurduğuna dair savunmasının aksini gösterir mahkumiyetine yeterli delil de bulunmaması nedeniyle eylemin 6545 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceği gözetilmeksizin atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
1. Gerekçeli kararın gerekçe bölümünde sanığın 5607 sayılı Yasayı ihlal ettiği belirtilmesine karşın; hüküm fıkrasında sanığın 4733 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına hükmedilerek çelişkiye neden olunması,
2. Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken uygulama maddesi olarak TCK’nun 62/1. madde ve fıkrası yerine TCK’nun 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
3. Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 52/2 maddesi yerine TCK’nun 52/1. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,

4. Dava konusu eşyanın müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken söz konusu eşyanın tasfiyesine de hükmedilmesi,
5. Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı CMK’nun 324. maddesinin 2. fıkrasında “Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir.” şeklindeki açık hükmü ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 26/05/1935 gün ve 111/7 sayılı “yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir” ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu’nun 02/05/1966 gün ve 4/3 sayılı “tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktada yükleteceği belirtilerek, sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini” belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanığın yükümlülüğünü öğrenmesi ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacağı hususunda karar vermesine imkan tanımak için, yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği, ancak mahkemece kısa kararda yargılama gideri kısmı boş bırakılarak yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.