YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5397
KARAR NO : 2021/2145
KARAR TARİHİ : 16.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2 maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1- Dosyadaki adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasız olan, savunmalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep eden, dosyada mevcut 25/01/2018 tarih ve 0353836 no’u makbuza göre kamu zararını gidermiş olan ve hakkında yargılama sırasındaki tutum ve davranışları nedeniyle TCK’nun 62/1. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanan sanık hakkında suç tarihinden sonraki sabıkalarına dayanarak ”sanık hakkında verilen ceza 2 yılın altında hapis cezası olup kamu zararı sanık tarafından giderilmiş ise de sanığın daha önce kasıtlı suçtan 3 aydan fazla hapis cezası mahkumiyetinin bulunması ve yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması nedenleriyle” şeklindeki yasal ve dosya kapsamında uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-Sanık hakkında erteli mahkumiyete dair ilk hükmün, yalnız sanık tarafından temyiz edildiğinin anlaşılması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılamada hapis cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle CMUK’nun 326/son maddesine muhalefet edilmesi,
3-5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesinde yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz” hükmüne aykırı olarak, sanık hakkında erteli 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunduğu halde TCK.nun 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.