Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/7290 E. 2020/18019 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7290
KARAR NO : 2020/18019
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II) Nakil aracı hakkında kurulan hükme yönelik yapılan incelemede;
Suçta kullanılan nakil vasıtasının üçüncü kişiye ait oluşu dikkate alınarak 5607 sayılı Yasanın 13/1 ve 5237 sayılı TCK’nun 54. maddelerine göre aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan iade kararının ONANMASINA,
III)Sanıkların temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Suç tarihi ve ele geçen eşyaların niteliğine göre sanıkların eyleminin kaçak akaryakıt yönünden 5015 sayılı Yasanın ek madde 5/1, kaçak sigara yönünden ise 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı cihetle sanıklar hakkında bu maddelerden ayrı ayrı hüküm kurulması gerekmekte ise de; dava konusu kaçak akaryakıta ve kaçak sigaraya ilişkin eylemlerin suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Yasa 5/1 ve 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suçlara ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/11 ve 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/11 ve 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan kaçak akaryakıt yönünden 5015 sayılı Yasanın ek madde 5/1 ile kaçak sigaralar yönünden 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi gereği ayrı ayrı hüküm kurulması ile TCK 44 uyarınca suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Yasanın 22/3 ve 5/2. maddesinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi gereği lehe olan yasa hükmünün tespiti ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 07.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.