Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/7469 E. 2020/17519 K. 02.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7469
KARAR NO : 2020/17519
KARAR TARİHİ : 02.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında verilen beraat hükmü ve suça konu bir kısım eşyanın iadesine ilişkin hükümle sınırlı olmak üzere katılan … İdaresi vekili ve Sanık … temyizi üzerine yapılan incelemede ise;
1- Sanıkların ortak olarak işlettikleri işyeri ve depoda ihbar üzerine yapılan aramada … Züccaciye isimli işyerinden 1.120 kilogram çay, depoda yapılan aramada ise: toplam 2494 kilogram çay, toplam 260 kilogram çay, 103 koli toz deterjan, çuval içerisinde toplam 195 kilogram şeker,
534 koli cam eşya, üzerinde farsça yazılar bulunan 108 adet koli kek, 30 adet şekerleme kolisi ve 26 adet 5 kiloluk içerisinde şekerleme bulunan torbalar ele geçtirildiği, sanık …’in şekerlemeler, kek ve cam eşyaların kendisine ait olup İrandan aldığını savunduğu sonrasında ise dosyaya … Gümrükleme tarafından düzenlenen 11.06.2010 tarihli sevk irsaliyesi ile cam kaseler için … Şti. tarafından düzenlenen 29.03.2008 tarihli faturanın sunulduğu, sevk irsaliyesi düzenleyicisi firma yetkilisi … beyanında sevk irsaliyesinin şirketlerine ait olup eşyaları İrandan gelen tanımadığı günübirlikçilerden aldığını söylediği diğer fatura düzenleyicisi … Şti. yetkisili …’un ise faturanın şirketlerine ait olup cam kaseleri İrandan ithal ettiklerini ve gümrük giriş beyannamelerinin bulunduğunu belirttiği, Yargıtay bozma ilamı sonrası gümrük giriş beyannamelerinin imha edilmesi nedeniyle bulunmadığı anlaşılmakla; sanık …’in şekerleme ve kekleri … Gümrüklemeden aldığını savunarak eşyalara ait sevk irsaliyesi sunduğu ancak yapılan incelemede sevk irsaliyesinde belirtilen eşyalar ile ele geçen eşyaların uyumlu olmadığı, sevk irsaliyesinin ele geçen eşyaları temsil ettiğine dair ayırıcı bir hususun da bulunmadığı ve sanığın savunmasında bu eşyaları İrandan gelen kişilerden aldığını belirttiği ve sanığın kaçak olduğunu bildiği eşyaları satın alarak üzerine atılı suçun sübut bulduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde beraatine ve kaçak eşyaların iadesine karar verilmesi,
2- Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen ” Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre;
1- 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’nun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’da yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olmakla birlikte, iptal kararının sonuçları itibariyle maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nun 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2- Ele geçen deterjanların, 1120 kila çayın şekerleme ve keklerin müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … … ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.