Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/7809 E. 2020/18283 K. 09.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7809
KARAR NO : 2020/18283
KARAR TARİHİ : 09.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya Muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 30.03.2011 tarihinde 5607 sayılı Yasaya muhalefetten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı Gümrük İdaresi vekilinin yapmış olduğu itiraz üzerine Ağrı Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2011 tarih ve 2011/220 değişik iş sayılı kararı ile kamu zararı giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırıldığı ve mahkemesince duruşma açılarak yeniden yapılan yargılama sonucunda da 08.02.2013 tarihli hükmün kurulduğu, bu hükmün, Dairemizin 20.05.2015 tarih, 2014/23714 Esas ve 2015/15302 Karar sayılı ilamıyla suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan doğrudan zarar görenin ise Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, Gümrük İdaresinin davaya katılma hakkının olmadığı ve mahkemece katılmasına karar verilmesinin de yasa yollarını kullanma hakkını vermeyeceği, bu anlamda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 30.03.2011 tarihli hükme yönelik Gümrük idaresinin değil, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun itiraz hakkının bulunduğu, itiraz hakkı bulunmayan Gümrük idaresinin itirazı üzerine itiraz merciinin yazılı şekilde karar vermesinin mümkün olmadığı gözetilmeden, itiraz üzerine verilen karara dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi nedeniyle bozulduğu, bu aşamadan sonra sanık hakkında hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanık hakkında 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan yeniden 22.10.2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hüküm kurulduğu, bu hükmün de o yer Cumhuriyet Savcısının itirazı üzerine kaldırılarak temyize konu 28.01.2016 tarihli hükmün kurulduğu anlaşılmakla;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturup, bu suçtan doğrudan zarar gören kurumun ise Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, bu anlamda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 30.03.2011 tarih, 2011/32 Esas ve 2011/269 Karar sayılı hükme yönelik anılan kurumun itiraz hakkının bulunduğu gözetilerek, yargılamaya katılma hakkı bulunan kurum olan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu duruşmadan haberdar edilmeden yargılamanın sonlandırılması ve adı geçen kuruma hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin mahkemenin bahse konu kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle henüz kesinleşmediği cihetle, sanık hakkındaki dava zamanaşımının durmadığı gözetilerek;
Sanığın savunmasının alındığı 04.03.2011 tarihine göre temyiz inceleme gününde 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/2-a maddelerine göre öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu anlaşılmış ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan,
Hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5237 sayılı TCK’nun 66/1-e, 67/2-a ve 5721 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Yasanın 13/1.maddesi delaletiyle TCK’nun 54/4.maddesi gereği MÜSADERESİNE, 09.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.