Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/8643 E. 2020/18023 K. 07.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8643
KARAR NO : 2020/18023
KARAR TARİHİ : 07.12.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Uyulmasına karar verilen 02.12.2015 tarihli bozma ilamında, kargo göndericisi ve alıcısı haklarında yasal işlem yapılmamış ise 5275 sayılı CMK’nın 45,48 ve 49. maddelerine riayet edilerek tanık olarak beyanlarının alınmasına karar verilmiş olmakla, dosya kapsamına göre, sevk irsaliyesi eklenerek … Kargo Genel Müdürlüğünden kargo göndericisi ve alıcısına ait bilgilerin istenmesi, yazı cevabı ve 13.04.2012 tarihli tespit tutanağı nazara alınarak kargo göndericisinin “… Cad. No:1 …/…” adresinden ve tutanakta belirtilen telefon numarasından araştırılması, kargo alıcısı …’un adresinin Bereketli Polis Merkezinden sorulması ve sonucuna göre işlem yapılması gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan ve savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden sanığa, kaçakçılık suçlarında, yasal olmayan yollardan yurda getirilen veya yurt içinde alım satıma konu edilen eşyanın, ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali yüklerin ödenmemesi nedeniyle, yoksun kalınan 3.639,43 TL’nin kamu zararı olduğu bildirilmesi gerekirken, Gümrük Müdürlüğü tarafından tespit edilen suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin kamu zararı olarak benimsendiği ve bu miktarın sanığa bildirildiğinin anlaşılması karşısında; mahkemece kaçak eşyaların vergiler toplamı 3.639,43 TL kamu zararının sanığa bildirilmesi ve bu zararın ödenmesi için süre verilerek sonucuna göre CMK’nun 231/9. maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, bu husus ikmal edilmeden, sanığın zarar miktarında yanıltılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasa’nın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 07.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.