YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/9331
KARAR NO : 2020/18091
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 10/12/2015 tarihli Bozma ilamında belirtildiği üzere; temyiz incelemesine konu dosya ile Dairemizin
2013/19460 Esas numarasına kayıtlı olup sanık … yönünden temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılan Patnos Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2012 tarihli 2011/402 E.- 2012/186 K. sayılı dosyası ve Dairemizin 2014/14796 Esas numarasına kayıtlı olup sanığın temyiz isteminin reddi ile kesinleşen Erciş Asliye Ceza Mahkemesi’nin 13.03.2012 tarihli 2011/747 E.- 2012/150 K. sayılı dosyasındaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu, eylemler arasında iddianame ile kesinti bulunmadığı gibi Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas – 2014/171 Karar sayılı kararında belirtildiği şekilde, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme tarih aralıkları, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirildiğinde sanık hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanmasının gerektiği, bu kapsamda bozma sonrası yapılan yargılamada sanık hakkında 4733 sayılı Kanunun 8/4. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, TCK’nun 43. maddesi uyarınca sanığın cezasında arttırım yapılması sonrasında netice cezanın belirlenmesi ve sanık hakkında TCK’nun 43. maddesi kapsamında değerlendirilen ve kesinleşen cezaların mahsubu ile yetinilmesi gerektiği halde yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 08/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.