Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2018/9998 E. 2019/12067 K. 20.02.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/9998
KARAR NO : 2019/12067
KARAR TARİHİ : 20.02.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Gümrük İdaresi vekilinin temyizi üzerine yapılan incelemede;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen, davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmayan Gümrük İdaresi’nin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- O yer Cumhuriyet Savcısının temyizi üzerine yapılan incelemede ise;
11/10/2017 gününde verilen kararı yasal süresi geçtikten sonra 05.12.2017 tarihinde temyiz eden o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin CMUK’nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
III- Sanığın temyizi üzerine yapılan incelemeye gelince;
Dairemizin 2014/26504 Esas- 2016/4919 Karar sayılı 05.04.2016 tarihli bozma ilamı ile incelemeye konu Pervari Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11/10/2017 tarihli mahkumiyet hükmüne ilişkin suç tarihinin 21/10/2011 , iddianame düzenleme tarihinin ise 20/12/2011 olduğu,
Dairemizin 2015/21526 Esası ile 05.04.2016 tarihinde bozulmasına karar verilen Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/18 Esas ve 2013/9 Karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 21/09/2011 , iddianame düzenleme tarihinin ise 13/01/2012 olduğu,
Dairemizin 2015/4953 Esası ile reddine karar verilen Pervari Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/11 Esas ve 2013/172 Karar sayılı dosyasına ilişkin suç tarihinin 03.11.2011, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.01.2012 olduğu,
Anılan dosyalarda sanığın eyleminin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde aynı gün incelenen dosyaların birleştirilmesi, reddine karar verilen dosyanın bu dosya içine konularak ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi nedeniyle bozulduğu, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada Dairemizin 2015/21526 Esası ile bozulan Diyarbakır 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/315 Esas ve 2017/390 Karar sayılı birleştirme kararı ile dosya arasına alındığı ve anılan dosyalar arasında zincirleme suç hükümleri uygulanarak karar verildiği ancak;
Dairemizin 2015/4953 Esası ile reddine karar verilen Pervari Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/11 Esas ve 2013/172 Karar sayılı dosyasının anılan 2 dosya ile birlikte TCK’nun 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri yönünden değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla; anılan dosyalar yönünden suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiilllerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre , korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği , olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eyleminin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştiği ve TCK’nun 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri uygulanarak kesinleşen mahkumiyetin sanık hakkında hükmedilen cezadan mahsubuna karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,
Kabule göre de;
1-Sanık hakkında tayin edilen 3 yıl hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nun 43. maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapıldıktan sonra, “4 yıl 6 ay hapis cezası” yerine “3 yıl 18 ay hapis cezası” verilmesi,
2-Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulama maddesinin TCK’nun 43/1. maddesi yerine TCK’nun 43. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-Sanık hakkında doğrudan verilen adli para cezasının adli para cezasına çevrilirken 1 gününün 20,00 TL’den hesabı sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. madde ve fıkrasına aykırı davranılması ve 52/4. fıkrası hükmüne aykırı olarak infazda tereddüt oluşturacak şekilde taksit aralığının karar yerinde gösterilmemesi,
4-Adli para cezasının 10 taksitle tahsiline karar verilirken uygulama maddesi olan TCK’nun 52/4. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6. madde ve fıkrasına aykırı davranılması,
5-Kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesine karar verilirken uygulama maddelerinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6 madde ve fıkrasına aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığa hükmedilen 3 yıl 18 ay hapis cezası yönünden kazanılmış hakkının gözetilmesine, 20.02.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.