YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10069
KARAR NO : 2023/2198
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2013/17 Esas, 2015/262 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 5 ay hapis
cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiş, diğer sanık …’ın hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünü temyiz etmediği anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz istemi, alım satımlarda hukuka aykırılık olmadığına, zarar tam olarak belirlenemediğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğine ve re’sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği sanık hakkında suç tarihi olan 23.05.2008 tarihinden itibaren temyizen inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3.Ele geçen cep telefonu bataryası, şarj cihazı, bluetooth cihazı ve hafıza kart cinsi ürünlere ilişkin yapılan menşei incelemesi ve alınan bilirkişi raporlarına göre; hafıza kart yönünden yapılan incelemede kaçak eşya teslim tutanağında belirten marka ile alış faturasında belirtilen markanın örtüşmediği, diğer ürünler yönünden yapılan incelemede ise, cins olarak kaçak eşya teslim tutanağı ile örtüştüğü, ancak alış faturalarında marka belirtilmemiş olduğundan suça konu ürünü temsil edip etmediğinin tespit edilemediği, bu hâliyle kaçağa kaldığı anlaşılmış, müsadere edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.06.2015 tarihli ve 2013/17 Esas, 2015/262 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 09.03.2023 tarihinde karar verildi.