Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/10302 E. 2023/2245 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10302
KARAR NO : 2023/2245
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/350 E, 2015/1534 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2015 tarihli ve 2015/350 Esas, 2015/1534 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı kaçakçılık suçundan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, suça konu kaçak eşyanın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddenin birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz sebepleri;
Kaçak sigaraların satışının suç olduğunu bilmediğine, mahkûmiyet hükmünden mağdur olduklarına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.İhbar üzerine, 28.01.2015 tarihinde saat 13.30 sıralarında, sanık … Hemmami ile çağrı üzerine gelen işyeri sahibi sanık … Alkardie’nin huzurlarında, arama kararına dayalı işyerinde yapılan aramada, muhtelif markalarda toplam 173 paket kaçak sigara, 24 paket kaçak çay ile 88 paket kaçak kahve ele geçirilmiştir.

2.Suriye uyruklu sanıklar aşamalarda tercüman eşliğinde ayrı ayrı, işyerinde ele geçirilen kaçak eşyayı sattıklarını, yasak olduğunu bilmediklerini beyan ederek, üzerlerine atılı suçlamayı ikrar etmişlerdir.

3.Suça konu eşyanın gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan ”Ceza Kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz” şeklindeki düzenleme karşısında, sanıkların kaçak eşya satmanın suç olduğunu bilmediklerinden mahkûmiyetlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna dair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.Sanıklar hakkında kurulan hükümde;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşıldığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,

4.Gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrası olarak yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

5.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,

6.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken uygulama maddeleri ve ilgili fıkraları gösterilmeden müsaderesine karar verilmesi,

7.Tercüman giderinin yargılama gideri olarak Suriye uyruklu sanıklardan tahsiline karar vermek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesinin beşinci fıkrasına muhalefet edilmesi nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3, 4, 5, 6 ve 7 nci) bentlerde açıklanan nedenlerle Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2015 tarihli ve 2015/350 Esas, 2015/1534 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar … ile …’nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.03.2023 tarihinde karar verildi.