YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10524
KARAR NO : 2023/3708
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/1452 E., 2018/572 K.
MALEN SORUMLU : …
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan … İdaresi vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2013 tarihli ve 2013/102 Esas, 2013/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) aykırılık suçundan sonuç itibarıyla 1 yıl 3 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2.Mahkemenin 24.05.2013 tarihli anılan kararının katılan idare temsilcisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 25.04.2017 tarihli ve 2014/34787 Esas, 2017/3169 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1-Sanığın mesleğinin şoförlük olmasının tek başına suçun işlenmesinde kolaylık sağlayan bir durum olmadığı gözetilmeden ve şoförlük mesleğinin atılı suçu işlemesinde sanığa ne şekilde kolaylık sağladığı da açıklanmadan 5607 sayılı Yasa’nın 4/4.maddesi uyarınca cezada artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2-Takdiri indirim uygulaması sırasında uygulama maddesinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 232/6.maddesine aykırı davranılması,
3-Dava konusu eşyanın 5607 sayılı Yasa’nın 13/1.maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4.maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden doğrudan 5237 sayılı TCK’nun 54/1.maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
4-24.11.2015 günlü 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Silopi 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 26.01.2018 tarihli ve 2017/1452 Esas, 2018/572 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği 10 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, katılan … İdaresi vekili ve sanık müdafiinin temyizleri üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.12.2019 tarihli 2019/60020 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi, suçta kullanılan nakil aracının iadesi kararıyla sınırlı olduğu tespit edilmiştir.
2.Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı eylemin suç olduğunu bilmediğine, etkin pişmanlık hükümleri gereği ihtarat yapılmadığına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerekirken uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü Irak’tan Türkiye’ye giriş yapmak üzere Habur 2.Hudut Bölük Komutanlığı arama noktasına gelen sanık …’ın sevk ve idaresinde bulunan 73 KA…plakalı araçta yapılan aramada aracın ön konsolunun içerisindeki boşluğa gizlenmiş vaziyette 7 adet cep telefonu ve 39 adet cep telefonu hafıza kartı ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık bozma öncesi savunmasında, 73 KA…plakalı aracın kardeşi …’a ait olduğunu, kendisinin olay tarihinde Irak’a gezmek için gittiğini, eşyaların hepsini araca kendisinin gizlediğini, eşyaların tamamını Irak’ın Zaho şehrinde bir dükkandan aldığını, yurda sokabilseydi Seyit isimli Iraklı bir şahsın bildireceği adrese teslim edeceğini beyan etmiş, bozma sonrasında ise yalnızca bir komşusunun isteği üzerine Irak’tan gelirken suça konu eşyaları getirdiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Malen sorumlu, aracın kendisi üzerine kayıtlı olduğunu, sanık …’ın ağabeyi olduğunu, ağabeyinin akrabalarını ziyaret etmek için Irak tarafına gittiğini, kendisinin o sırada başka bir şehirde üniversitede okuduğunu, arabayı genelde ağabeyi yada diğer kardeşlerinin kullandığını, kaçak eşya taşınacağından haberinin olmadığını beyan etmiştir.
4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosya içerisinde bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Suçta kullanılan nakil vasıtasında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat bulunmadığı ve suça konu eşyanın gümrüklenmiş değeri ile nakil aracının bilinen maddi değeri gözetildiğinde müsadere edilmemesinin hakkaniyete uygun olacağı anlaşıldığından, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Ele geçirilen eşya miktarı, suçun işleniş biçimi ve sanığın savunmaları nedeniyle sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü ” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının ilk derece mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2018 tarihli ve 2017/1452 Esas, 2018/ 572 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık Hakkında 5607 Sayılı Kanun’a Muhalefet Suçundan Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Silopi 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2018 tarihli ve 2017/1452 Esas, 2018/572 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.