YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10539
KARAR NO : 2023/3113
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/360 E., 2019/130K.
MALEN SORUMLU : Cemalettin Güzel
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, suç eşyasının müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2013 tarihli ve 2013/49 Esas, 2013/163 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237
sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, suç eşyasının 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
2.Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.03.2013 tarihli ve 2013/49 Esas, 2013/163 Karar sayılı kararının katılan … İdaresi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.03.2018 tarihli ve 2015/ 5532 Esas, 2018/2680 Karar sayılı ilâmıyla;
“…1-Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiği halde, tayin edilen kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlarına çevrilip çevrilmeyeceğinin karar yerinde tartışılmaması,
2-Adlî para cezasının bir gün karşılığının hesaplanması sırasında uygulama maddesinin TCK.nun 52/2. maddesi yerine TCK.nun 52. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK.nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2018/360 Esas, 2019/130 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının aynı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, suç eşyasının 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 22.12.2019 tarihli 2019/55725 sayılı düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri, sanığın cezasının ertelenmemesi, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiği, katılan idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde kolluk güçlerince yapılan yol devriyesi sırasında sanığın kullandığı 65 EN …plaka sayılı araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada koliler içerisinde 420 kg pirinç ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık bozma öncesi savunmasında; söz konusu pirinçleri Esendere’de seyyar satıcılardan satın aldığını, maddi imkansızlıklar sebebiyle böyle bir iş yaptığını, aracın haricen kendisine ait olduğunu, gümrük vergilerini ödeyemeyeceğini beyan etmiş, bozma sonrasında ise öncesindeki savunmalarını tekrar ettiği anlaşılmıştır.
3.Ziraat mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 03.01.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre pirinç kolileri üzerinde Farsça yazılar olduğu, paketlerde üretim izni ve ithal iznine dair herhangi bir ibare bulunmadığı, pirinçlerin yabancı menşeili olduğu tespit edilmiştir.
4.02.01.2013 tarihli bilirkişi raporuna göre kaçak eşyanın taşınmasının hacim ve miktar bakımından aracın ağırlıklı bölümünün %25 ‘lik kısmını oluşturacağı tespit edilmiştir.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Nakil Aracının İadesi Yönünden
Ele geçen dava konusu kaçak eşyanın miktar ve değeri ile nakil vasıtasının piyasa değeri dikkate alındığında müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında hakkaniyete de aykırı olacağı ve ele geçen eşyanın miktarı itibarıyla aracın yük veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü de oluşturmadığı cihetle aracın iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
B.Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü ” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
2.Atılı eylem için suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun’un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle
belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasanın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3.Davaya katılma hakkı olan ve kendisini vekille temsil ettiren Gümrük İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yüksekova 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2018/360 Esas, 2019/130 Karar sayılı kararında nakil aracının iadesine ilişkin kısma yönelik katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yüksekova 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.01.2019 tarihli ve 2018/360 Esas, 2019/130 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.