YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10588
KARAR NO : 2023/3206
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/642 E., 2015/922 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Sanıkların beraatlerine, eşyanın ve nakil aracının iadesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/642 Esas, 2015/922 Karar sayılı kararı ile sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca eşyanın ve nakil aracının müsadere talebinin reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği, ele geçirilen ve kaçak olduğu iddia olunan güvercinlerin kaçak olup olmadığına dair araştırma yapılmadan eksik inceleme ile sanıkların beraatlerine ve nakil aracının iadesine karar verilmesi ve re’sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.05.04.2015 tarihinde yapılan ihbar üzerine sanık …’in kullandığı minibüs Kilis – Antep yolunda durdurulmuş aracın arka kısmında 2 adet çuval içerisinde 51 adet evcil güvercin ele geçirilmiştir.
2.Sanık … soruşturma ve kovuşturma aşamasında 16.09.2015 tarihinde verdiği savunmasında, ”iddianamede bahsi geçen 51 güvercin bana aittir, ancak kaçak değildir. Dayımın oğlu …’tan satın aldım evde besleyecek, satmayacaktım. Köyüm Kilis Elbeyli’dir. Ne zaman köyüme gitsem dönüş yolunda husumetli olduğum kişiler hakkımda ihbarda bulunuyor, köyüme gidip gelemiyorum suçsuzum,” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3.Sanık … soruşturma ve kovuşturma aşamasında 22.10.2015 tarihinde verdiği savunmasında, ”ele geçirilen güvercinleri halamın oğlu sanık …’e yaklaşık 700-750 liraya sattım. Bu kuşları kendim yetiştirmekteyim, hâlâ kuş yetiştiriciliği yaparım, şu an evimde yaklaşık 60 tane güvercinim bulunmaktadır, bu kuşlar kesinlikle kaçak değildir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
4.Malen sorumlu … 07.10.2015 tarihinde verdiği beyanında, ”… plakalı aracın devri bana ait. Olaydan önce babam Osman…, komşumuz …’e aracı sattı. Aracın parasını alamadığım için devrini vermedim. Araç sanıkta 1 ay kadar kaldı, olaydan sonra arızalı olduğunu söyleyerek iade etti. Aracın kaçakçılık işinde kullanılacağından haberimiz yoktu” şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
1.Sanıkların aracında ele geçirilen 51 adet güvercinin Suriye’den gümrük vergileri ödenmeksizin yurda sokulduğu iddia edilmiş, güvercinlerin kaçak yolla yurda sokulduğuna dair delil olmadığından beraat kararı verilmiş ise de dosyada usulüne uygun olarak verilmiş bir arama kararı bulunmadığından verilen beraat kararı netice itibarıyla hukuka uygundur.
Şöyle ki, 5271 sayılı Kanun’un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 271 inci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkralarında hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı düzenlemelerini içermektedir.
Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun’un 119 uncu maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır.
Dosya kapsamına göre; Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararı olmadığı gibi, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanıklar … ve …’un aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmedikleri, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanıkların mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken, Mahkemece sanıklar hakkında farklı gerekçeyle verilen beraat kararı netice itibarıyla usul ve kanuna uygun bulunmuştur.
2.Malen sorumlunun beyanına göre olay tarihinde aracın gerçek maliki sanık …’dir. Ancak dava konusu 51 adet güvercin, suçta nakil aracı olarak kullanılan minibüsün, hacim ve miktar bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmamaktadır. Ele geçirilen kaçak eşyanın değeri ile nakil aracının değeri karşılaştırıldığında aracın müsaderesi 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında aranan işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmama, hakkaniyete aykırılık teşkil etmeme koşullarını sağlamadığından nakil aracının iadesine karar verilmesi hukuka uygun bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2015 tarihli ve 2015/642 Esas, 2015/922 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.