Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/1271 E. 2019/31694 K. 21.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1271
KARAR NO : 2019/31694
KARAR TARİHİ : 21.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet(Asıl karar), Temyiz isteminin reddine(Ek karar)
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, tasfiye

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın talimat mahkemesindeki savunmasında bildirdiği adres aynı zamanda MERNİS adresi olduğundan bu adrese çıkarılan tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre muhtara tebliğ edilip, 2 no’lu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığı anlaşılmakta ise de; anılan Kanunun 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde belirtilen esaslara uyulmadığı, tebligatta muhatabın adreste bulunmama sebebinin gösterilmemesi ve en yakın komşusuna haber verildiğine dair bilgiye yer verilmemesi nedeniyle TK’nun 21/2. maddesine göre yapılan 12.02.2014 tarihli tebliğ işleminin usulsüz olduğu ve sanığın öğrenmekle süresi içerisinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine ilişkin 13.07.2015 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek hükmün esasına yönelik yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11.10.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.11.2012 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2018/1001 Esas sırasında kayıtlı olan Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/167 Esas, 2015/180 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 02.10.2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 08.02.2013 olduğu,
Aynı gün incelenen Dairemizin 2018/10566 Esas sırasında kayıtlı olan Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2016/251 Esas, 2016/353 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 23/10/2012, iddianame düzenleme tarihinin 01/11/2012 olduğu; aynı mahkemenin birleşen 2016/252 Esas, 2016/216 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 01/08/2012, iddianame düzenleme tarihinin 13/11/2012, aynı mahkemenin birleşen 2016/268 Esas, 2016/263 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 23/09/2012, iddianame düzenleme tarihinin 06/11/2012 olduğu, yine aynı mahkemenin birleşen 2016/267 Esas, 2016/262 Karar sayılı dosyada suç tarihinin 23/10/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 07/11/2012 olduğu,
Her üç dosyadaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 21.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.