Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/1505 E. 2019/28863 K. 01.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1505
KARAR NO : 2019/28863
KARAR TARİHİ : 01.04.2019

Eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ithal etmek suçundan sanık …’nun 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında verilen hapis cezasının anılan Kanunun 51. maddesi gereğince ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11/04/2013 tarihli ve 2012/59 esas, 2013/510 sayılı kararının kesinleşmesi akabinde, anılan kararın diğer sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04/04/2018 tarihli ve 2015/6187 esas, 2018/3626 karar sayılı ilâmı ile bozulması sonrasında, diğer sanık hakkındaki lehe bozma hususunun sanık hakkında da değerlendirilmesi talebinin reddine dair Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 31/07/2018 tarihli ve 2012/59 esas, 2013/510 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii BAKIRKÖY 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24/12/2018 tarihli ve 2018/1000 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 20/02/2019 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 27/02/2019 tarih ve KYB. 2019/20670 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 11/04/2013 tarihli ve 2012/59 esas, 2013/510 sayılı kararının adı geçen sanık ile birlikte aynı suçtan mahkûm edilen diğer sanık Avni Mertek tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04/04/2018 tarihli ilâmı ile, “… 1- TCK.nun 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ile failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınarak temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama yeri bulunmayan sanığın sosyal ve ekonomik durumu gerekçe gösterilerek gün adli para cezasının tayininde alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden hüküm kurulması, 2-5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan, talimatla alınan savunmalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep eden ve talimat evrakı ekinde KEMT varakası bulunmadığından kamu zararından haberdar olmayan sanığa dava konusu eşyalar yönüyle dosyada mevcut KEMT varakasındaki gümrüklenmiş değere dahil olan dava konusu eşyanın “ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler” toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre, Esas No : 2019/1505gerektiğinde 5271 sayılı CMK.nun 231/9. madde ve fıkrası da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, sanığın zararı gidermediği şeklinde yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi, 3-Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkemede olumlu kanaat oluştuğundan bahisle ertelenmesine karar verildiği halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmamasına ilişkin karar verilmesi sırasında ise sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmadığının belirtilmesi suretiyle hükümde çelişki yaratılması..” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği; sanıklardan toplam 45 şişe içki ve 10 paket sigara ele geçirilen olayda, sanıkların eylemlerinin aynı suçu oluşturduğu ve dolayısıyla diğer sanık hakkında verilen bozmanın aynı durumdaki diğer sanığa da sirayet ettirilmesinin bir zorunluluk olduğu, Yargıtay bozma ilâmında sirayete işaret edilmemesinin de sonuca etkili olmayacağı gözetildiğinde, hükmü temyiz etmeyen sanık yönünden sirayetin mahallinde mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 24/12/2018 tarihli ve 2018/1000 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 01.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.