Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/1542 E. 2019/30960 K. 30.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1542
KARAR NO : 2019/30960
KARAR TARİHİ : 30.04.2019

4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’a muhalefet suçundan sanık …’in, aynı Kanunun 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanunun 51. maddesi uyarınca cezasının ertelenmesine ve 2 yıl denetim süresi belirlenmesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 220,00 Türk lirası dilekçe yazım ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesine yönelik Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22/05/2012 tarihli ve 2011/338 Esas, 2012/418 sayılı kararının Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 30/10/2017 tarihli ve 2015/8569 Esas, 2017/8343 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasını takiben, yeniden yapılan yargılama sonucunda sanığın atılı suçtan 4733 sayılı Kanunun 8/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 ve 52/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Yargıtay bozma ilâmı sanık lehine kazanılmış hak oluşturduğundan önceki kararda verilen 220,00 Türk lirası vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan idareye verilmesine yönelik Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04/10/2018 tarihli ve 2017/319 Esas, 2018/497 sayılı kararına karşı katılan kurum vekili tarafından vekâlet ücreti yönünden yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21/11/2018 tarihli ve 2018/943 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01.03.2019 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2019 tarih ve KYB. 2019-23963 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Benzer bir olayla ilgili olarak, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 08/10/2018 tarihli ve 2018/6271 Esas, 2018/9892 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bozma öncesinde hükmü temyiz etmeyen katılan kurum lehine dilekçe yazım ücretine hükmedildiği, bu durumun sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma sonrası katılan idare lehine karar tarihinde yürürlükte olan maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde,
Kabule göre de;
İtiraz merciince vekâlet ücreti yönünden itirazın kabulüyle yerel Mahkemenin kararının kaldırılmasına, gereği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “İtiraz yerinde görülürse merci, aynı zamanda itiraz konusu hakkında da karar verir” şeklindeki 271/2. maddesi nazara alınarak, söz konusu eksikliğin itiraz merciince de giderilebileceği, mahkemesince yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı gözetilmeden, merciince itiraz konusu hakkında bir karar verilmemesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … hakkında Muş 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.10.2018 tarihli ve 2017/319 Esas, 2018/497 sayılı kararına karşı katılan kurum vekili tarafından “katılan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine” yönelik itirazı inceleyen Muş 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.11.2018 tarihli ve 2018/943 değişik iş sayılı itirazın kabulüne yönelik karara karşı yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmuş ise de, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar CMK’nun 223. maddesi anlamında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı gibi, davayı esastan sonuçlandıran bir hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle katılan vekilinin “katılan lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine” yönelik itirazının, ancak hükmün açıklanması durumunda temyiz yasa yolu ile incelenmesinin mümkün olacağı gibi şahsi hakka ilişkin kararların kanun yararına bozma konusu olamayacağı anlaşıldığından Muş l. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 21.11.2018 tarihli ve 2018/943 değişik iş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 30.04.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.