Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/3869 E. 2020/16011 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3869
KARAR NO : 2020/16011
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuğun iş bu dosya kapsamında suç tarihi 19.11.2014 olan eyleminde, kolluk görevlilerince yapılan istihbari çalışmalarda Belsin semtinde kurulan halk pazarında … adlı şahsın kaçak sigara satışı yaptığı ve sigaraları pazar yerinde park halinde olan … plakalı araçta sakladığı yönünde alınan bilgiler üzerine; olay günü … ile bahse konu araçta 920 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği, …’nın yakalanan kaçak sigaraların …’ya ait olduğunu beyan ettiği, suça sürüklenen çocuk …’nın da suçu kabul ettiği olayda, sanık … ve suça sürüklenen çocuk … hakkında ayrı ayrı soruşturma yürütüldüğü anlaşılmakla; aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle Dairemizce aynı gün incelenen 2017/5755 Esas sayılı dosyada sanık Rahmi’nin aynı tarihli yakalamaya ilişkin dava dosyasının getirtilerek yerel mahkemece incelenmesi ve gerekli görülmesi durumunda dosyaların birleştirilip tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2. Suça sürüklenen çocuk hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra 3/10.madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.