Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/7147 E. 2023/3039 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7147
KARAR NO : 2023/3039
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/54 E., 2015/420 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Sanık … hakkında beraat, sanık …
Tunca hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Babaeski Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve 2015/54 Esas, 2015/420 Karar sayılı kararı ile;

a) Sanık … hakkında kaçakçılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

b) Sanık … hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 51 inci maddesi, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 1 yıl 15 gün hapis ve 820,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanık … hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine, sanık … hakkında ise hapis cezasının ertelenmesi koşulları bulunmadığı halde ertelendiğine ve re’sen belirlenecek sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda sanıklardan …’ın 34 EY … plaka sayılı araç ile İstanbul ilinden çıkarak Çorlu, Lüleburgaz, Babaeski, Havsa ve Pınarhisar ilçelerinde bu araçla kaçak cep telefonu satışı yaptığı yönünde bilgiler edinilmesi üzerine, bahse konu sanık ve aracın teminine yönelik araştırma sırasında aracın 16.12.2014 tarihinde saat 12.20 sıralarında Babaeski İlçesi, Fatih caddesi üzerinde eczane önünde park halinde görüldüğü, sanık …’ın aracın yanına gelerek şoför koltuğuna oturması üzerine müdahale edildiği, araçta yolcu olarak diğer sanık …’nın bulunduğu belirlenerek aracın polis merkezine çekildiği, kolluk görevlilerince olayın haber verildiği Babaeski Cumhuriyet Başsavcılığınca Sulh Ceza Hakimliğine arama el koyma talebi ile yapılan başvurunun neticesinin beklendiği esnada saat 15.00 sıralarında sanık …’ın aracın sağ orta yan kapısını açarak oturma koltuğu ile araç içerisindeki rafların arasına gizlenmiş vaziyette bilgisayar çantasına benzer bir çantayı kendiliğinden çıkartarak açtığı ve çantada bulunan 36 adet imei numarası kayıt dışı ya da klonlu olan kaçak cep telefonunu rızaen teslim etmek istediğini belirttiği, bu esnada sanık …’nın da gelerek cep telefonlarının kendisine ait olduğunu söyleyerek telefonların teslimine rıza gösterdiğini beyan ettiği, böylece 36 adet imei numarası kayıt dışı ya da klonlu olan kaçak cep telefonunun ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

3.11.02.2015 tarihli bilirkişi raporu dosyada mevcuttur.

4.Sanık …’ın mahkemedeki savunması ve mahkeme huzurunda doğruladığı kolluk ifadesinde; Lüleburgaz ilçesinde kaldığı otelden ayrılıp Babaeski ilçesine gidecek olduğu sırada Lüleburgaz ilçesinde daha önceden tanıdığı … ile karşılaştığını, elinde siyah renkli dizüstü bilgisayar çantası olan …’nın kendisinin de Babaeski ilçesine gidecek olduğunu söyleyerek kendisini Babaeski ilçesine bırakmasını istediğini, kabul ettiğini, Babaeski ilçesinde polislerin gelerek işlem yapması üzerine arama kararının beklendiği sırada …’nın kendisine dizüstü bilgisayar çantasında faturasız cep telefonları olduğunu ve araçta sakladığı yeri söylemesi üzerine çantayı alıp görevlilere teslim ettiklerini, o ana kadar çantada kaçak cep telefonu olduğunu bilmediğini belirttiği, sanık …’nın da mahkemedeki savunması ve mahkeme huzurunda doğruladığı kolluk ifadesinde; sanık … ile aynı yönde beyanda bulunduğu ve cep telefonlarını Tahtakale’den kaçak olduklarını bilmeden satmak için aldığını belirttiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkındaki Beraat Hükmü Yönünden
Kaçakçılık soruşturmasının, kolluk görevlilerince yapılan çalışmalarda sanık …’ın 34 EY … plaka sayılı araç ile kaçak cep telefonu satışı yaptığı bilgisi alınması üzerine başlamış olması, ele geçen kaçak cep telefonlarının bu bilgiyi doğrular şekilde sanık …’ın idaresindeki 34 EY … plakalı araçta ele geçirilmesi, sanık …’ın cep telefonlarının içerisinde bulunduğu çantayı araçta gizlendiği yerden alarak içindeki kaçak cep telefonlarını rızaen görevlilere teslim etmesi ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların birlikte iştirak iradesiyle atılı kaçakçlık suçunu işledikleri, sanık …’ın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu gözetilmeden mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık … Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.Cep telefonu satışı işiyle uğraştığı anlaşılan sanık …’nın yaptığı iş gereği Tahtakale’den satın aldığı faturasız cep telefonlarının kaçak olduğunu bilmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bu nedenle bu yöndeki savunmasına itibar etmenin mümkün bulunmadığı, satmak için aldığını beyan ettiği 36 adet kaçak cep telefonu ile yakalanan sanığın üzerine atılı kaçakçılık eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına yapılan ekleme uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

3.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz” hükmüne aykırı olarak, sanık hakkında erteli 1 yıl 15 gün hapis cezasına hükmolunduğu halde 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,

4.Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Babaeski Asliye Ceza Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve

2015/54 Esas, 2015/420 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.