YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7672
KARAR NO : 2022/17959
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Gıyabi hüküm sanığın bildirmiş olduğu ve aynı zamanda MERNİS adresi olan adrese Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş ise de; çıkarılan bu ilk tebligatın Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesinde belirtilen usule uyulmadan doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca mahalle muhtarına tebliğinin geçerli olmadığı anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine ilişkin 30.07.2015 tarihli ek karar kaldırılarak öğrenme üzerine sanığın 14.07.2015 tarihli temyiz talebi süresinde kabul edilerek sanık ile katılan vekilinin temyiz taleplerine ilişkin yapılan incelemede;
1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2-24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1-Sanığa verilen temel cezada kaç yıl hapis cezasının verildiğinin kararda gösterilmeyerek ”….yıl hapis ve 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına” denilmesi,
2-Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK’nun 62/1.maddesi yerine TCK’nun 62/2.maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.