YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7732
KARAR NO : 2022/18993
KARAR TARİHİ : 20.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : 5607 sayılı Yasaya muhalefet, mühür bozma, bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti, suç delillerini yok etme ve gizleme
HÜKÜMLER : 5607 sayılı Yasaya muhalefet suçundan sanık … hakkında beraat, sanıklar …, …, … ve … hakkında hükümlülük, kaçak eşyaların müsaderesine; mühür bozma suçundan sanıklar …, …, … ve … hakkında beraat, sanıklar … ve … hakkında hükümlülük; bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçundan sanık … hakkında beraat, sanıklar …, …, … ve … hakkında hükümlülük; suç delillerini yok etme ve gizleme suçundan sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında beraat;
TEMYİZ EDENLER : Sanık … müdafii, sanık …, sanık … müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafii, katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekili
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz isteminin sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan beraat hükümleri ile sınırlı olduğu, sanık … müdafiinin temyiz isteminin ise münhasıran vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
I-Katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin sanıklar …, …, … ve … hakkında mühür bozma ve suç delillerini yok etme, … ve … hakkında suç delillerini yok etme, sanık … hakkında bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mühür bozma, suç delillerini yok etme ve bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçlarından doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi’nin atılı suçlara ilişkin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığı gözetilerek, Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanıklar …, … ve … hakkında bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve …’ın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
III-Katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekilinin sanık … hakkında kaçakçılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik, sanık … müdafiinin sanık … hakkında kaçakçılık ve bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik olup vekalet ücretine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık … müdafii ve katılan Gümrük İdaresi adına Hazine vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca,
Hüküm fıkrasının sanık … hakkındaki 1. bölümüne “Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık … lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.500,00 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” cümlesi yazılmak suretiyle, sair kısımları aynen bırakılan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
IV- Sanık … hakkında kaçakçılık ve bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
UYAP’tan alınan güncellenmiş nüfus kayıt örneğinden sanığın hükümden sonra 29/07/2019 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK’nun 64. maddesi uyarınca kamu davalarının düşürülmesi hususunun mahallince değerlendirilmesinin gerekmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
V-Sanıklar … ve … hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-Sanıklara isnat edilen mühür bozma suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-17/09/2011 tarihli mühür fekkine ilişkin tutanak, akabinde Ş. Salih Sevgican Polis Merkezinde yakalanan kişilerin bilgi sahibi sıfatıyla alınan ifade tutanakları ve bu olay hakkında yapılan diğer soruşturma işlemlerine ilişkin evrak asılları yada onaylı suretleri dosya arasına alınmadan eksik inceleme ile hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
VI-Sanıklar …, …, … hakkında kaçakçılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
1-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2-Sanıklar hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/1. maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemi ile dava açıldığı halde, sanık …’e, 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Yasa ile değiştirilmeden önceki 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde düzenlenen suçun üst sınırının iki yılın altında olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi’nin 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın geçici 5/1-d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 E., 2021/4 K. sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca dosyanın “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii, sanık … müdafii ve …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.