Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/7754 E. 2022/19149 K. 22.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7754
KARAR NO : 2022/19149
KARAR TARİHİ : 22.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
İstanbul Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü adına İstanbul Muhakemat Genel Müdürlüğü vekilinin mahkemeye hitaben sunduğu 07/08/2015 tarihli dilekçesinin maddi hatanın düzeltilmesi talebi niteliğinde olduğu, temyiz isteminde bulunulmadığı gözetilerek, sanığın temyiz talebine yönelik yapılan incelemede;
Hakimin hüküm verip işten el çektikten sonra, tavzih yoluyla gerekçeli kararı değiştirmesi mümkün olmadığından gerekçeli kararda yapılan değişikliklerin yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Tezgah üzerinde satışa arz edilmiş vaziyette 78 paket kaçak sigara ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın eyleminin tek olduğu, suç tarihine göre 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçunu oluşturduğu ve anılan Yasanın 8/4. fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği halde, suç vasfını ikiye ayırarak 4733 sayılı Yasaya muhalefet suçundan beraat, 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesine aykırılıktan mahkumiyet hükmü kurularak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi,
Kabule göre de;
1)Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrasının “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,

Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla aynı Yasanın 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2)5271 sayılı CMK’nun 231/11. madde ve fıkrasında “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulların varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir.” hükmü düzenlenmiş olup, buna göre sanığın deneme süresi içinde yeniden suç işlemesi durumunda açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmekle yetinilmesi gerektiği halde yazılı şekilde sanık hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK’nun 50/1-a bendi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi ve sanık hakkında hapis cezasının paraya çevrilmesi sırasında hesap hatası yapılarak, hükmün 5. Bendinde 3.000,00 TL yerine 300,00 TL , hükmün 8 bendinde ise 1.500 TL yazılarak infazda karışıklığa neden olacak şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 22/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.