YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8046
KARAR NO : 2023/2230
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/391 E., 2015/618 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan
nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama – kısmi bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.09.2015 tarihli ve 2015/391 Esas, 2015/618 Karar sayılı kararı ile;
A.Sanık … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
B.Sanık … hakkında ise 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 2 yıl 6 … hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına ve karar kesinleştiğinde trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz sebebi, sanık …’a verilen beraat kararının ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadereye yer olmadığına dair verilen kararın usul ve Kanuna aykırı olduğuna ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle verilen kararın bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık …’un temyiz sebebi, olay nedeniyle pişman olduğunu ve verilen mahkumiyet hükmünün bozularak beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağına göre, 20.03.2015 tarihinde Kilis İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü görevlileri tarafından yürütülen çalışmalar esnasında, sanık …’un da içinde bulunduğu sanık …’ın sevk ve idaresindeki 27 LR 404 plakalı aracın yere basık vaziyette seyir halinde olduğunun görülmesi üzerine, araç içinde kaçak eşya olabileceği şüphesiyle takip edildiği ve aracın bir süre sonra durdurularak Kilis Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/325 Değişik İş sayılı arama kararına binaen yapılan aramada, motor bölümüne dizili vaziyette toplam 147 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık …’un talimat mahkemesindeki savunmasında, aracın kendisine ait olduğunu, ehliyeti olmadığı için sanık …’i arayıp gelip kendisini almasını söylediğini, sigaraların kendisine ait olduğunu, kullanmak için aldığını, satma amacının olmadığını, sanık …’in sigaralardan haberinin olmadığını beyan ettiği; sanık …’ın talimat mahkemesindeki savunmasında ise, aracın sanık …’a ait olduğunu ancak olay günü kendisinin kullandığını, olaydan önce sanık …’ın kendisini arayarak “bir araç aldım, benim ehliyetim yok gel bunu götürelim” dediğini, bunun üzerine Kilis iline bu aracı almaya gittiğini ve sanık …’la birlikte araca bindiklerini, yolda yapılan aramada sigaraların bulunduğunu, kendisinin bundan haberinin olmadığını, sanık …’ın sigaraları aldığını ancak kendisine söylemediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
4.11.05.2015 tarihli tütün teknoloji mühendisinin düzenlemiş olduğu bilirkişi raporuna göre, ele geçirilen sigaraları kaçak olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Yönünden
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, sanıklardan …’a ait otomobilde 147 karton kaçak sigara ele geçirildiği olayda, kaçak eşyanın özel olarak hazırlanmış gizli tertibat içinde bulunmaması, kaçak eşyanın taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmaması, aracın müsadere edilmesi halinde 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi birinci fıkrası gereği hakkaniyete aykırı olacağının anlaşılması nedeniyle suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına ve karar kesinleştiğinde trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
1.Sanık …’un da içinde bulunduğu, sanık …’ın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada, aracın motor bölümüne dizili vaziyette toplam 147 karton kaçak sigara ele geçirildiği olayda; sanık …’un kaçak sigaraların kendisine ait olduğunu ve sanık …’ın haberinin olmadığını beyan etmesi, sanık …’ın da aynı doğrultuda beyanda bulunarak kaçak sigaralardan haberinin olmadığını beyan etmesi ile sigaraların yakalanış şekli ve ele geçirildiği yer dikkate alındığında, sanık …’in diğer sanık …’ın eylemine iştirak ettiğine ilişkin savunmasının aksine mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşılmakla, sanık … hakkında beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C.Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 … maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 … maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
2.Mahkemece sanığa, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca ceza tayin edildikten sonra verilen 1 yıl 6 … hapis ve 7 gün adlî para cezasında, 5607 sayılı Kanun’un
3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği verilen cezanın alt sınırı 3 yıldan az olamayacağı anlaşılarak sanığın 3 yıl hapis ve 7 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de uygulama maddesinin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (son) bendi olarak gösterilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 20.03.2015, iddianame düzenleme tarihinin 27.03.2015 olduğu,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden yapılan incelemede, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/289 Esas, 2022/495 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 13.03.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 31.03.2015 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
4.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması açısından 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
5.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken mahkemece, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi ve Sanık … Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünün (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.09.2015 tarihli ve 2015/391 Esas, 2015/618 Karar sayılı kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık … Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.09.2015 tarihli ve 2015/391 Esas, 2015/618 Karar sayılı kararına yönelik sanık … ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2023 tarihinde karar verildi.