YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8355
KARAR NO : 2022/17786
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı CMK’nun 226.maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 5607 sayılı Yasanın 3/5, 3/10. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Suç tarihinde yürürlükte olan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5. madde ve fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra, 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, 5237 sayılı TCK’nun 7.maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2.fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4-Hükmün özünü oluşturan kısa kararda sanığın 5607 sayılı Yasanın 3/18.maddesi yollaması ile 3/5, 3/10. maddeleri gereğince cezalandırıldığı halde, hükmün gerekçesinde sanığın 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi uyarınca cezalandırıldığı belirtilmekle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması,
5-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43.maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 06.02.2015, iddianame düzenleme tarihinin 25.03.2015 olduğu,
Sanığa ilişkin Dairemizin 2019/7137 Esas sırasına kayıtlı olup aynı gün incelenen Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/202 Esas 2015/558 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 18.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin 17.03.2015 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
6-Dosyada mevcut … varakasının sanıktan ele geçen sigara ve makaronlar için düzenlendiği, dava konusunun yalnızca kaçak sigara olduğu anlaşılmakla, dava konusu kaçak sigaralar için … varakası düzenlettirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.