YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8652
KARAR NO : 2023/1219
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/201 E., 2015/160 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyaların ve nakil aracının müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2015 tarihli ve 2015/201 Esas, 2015/160 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezası ile
cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyaların ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle temyiz ettiklerine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından yapılan yol kontrolünde saat 15.00 sıralarında sanık …’ın sevk ve idaresindeki 884611 plakalı aracın durdurulduğu, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın bagajında 6 adet küçük çuval içerisinde 240 adet 200 gr’lık Hana marka tavuk konservesi, 52 adet 90 gr’lık Safina marka balık konservesi, 100 adet 90 gr’lık Founty marka balık konservesi, 95 adet 123 gr’lık Sardines marka balık konservesi, 46 adet 380 gr’lık Hana marka balık konservesi, 57 adet 250 gr’lık Keharta marka bitkisel çay, 8 paket 480 gr’lık Maggi marka tavuk suyu, 7 karton içerisinde 10 adet küçük paketler bulunan nargile tütünü, 5 karton kaçak sigara, 80 paket 75 gr’lık İndomie marka makarna, 1 kg markasız kahve, 4 paket içerisinde 8 kg capeçino ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık … aşamalarda, eşyaların diğer sanık …’ya ait olduğunu ve kendisinin 50,00 TL karşılığında taşımacılık yaptığını, sanık … esas mahkemesinde, ele geçen eşyaları Suriye’den geçirdiğini, amacının satmak olduğunu, diğer sanık …’in 50,00 TL karşılığında eşyaları taşıdığını ve eşyaları araca yüklediklerini beyan etmiştir.
3.12.05.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre suça konu eşyaların kaçak olduğu belirlenmiştir.
4.Araç için alınan 18.12.2014 tarihli bilirkişi raporunda, ele geçen kaçak eşyaların aracın taşıma yükü kapasitesine göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, araçta bulunan eşyaların miktarı ve hacmi göz önüne alındığında eşyaların taşınmasının aracın kullanılmasını gerekli kıldığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Sanıklar hakkında 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca hüküm kurulması gerekirken, ilgili delalet maddesi gösterilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı
tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3.24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4.Suça konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, suçta kullanılan nakil aracının ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2015 tarihli ve 2015/201 Esas, 2015/160 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.