YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9083
KARAR NO : 2023/628
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/478 E., 2015/658 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî red, kısmî bozma
Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; Usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmadığından temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Sanığın temyiz isteği yönünden; Mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi
gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği sanığın temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2015/478 Esas, 2015/658 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci ve onuncu fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, 54 üncü maddesi gereği kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.12.2019 tarihli ve 2015/426098 sayılı red ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanığın Temyiz Sebepleri;
1. Ticari amacı olmadığından beraati gerektiği,
2. Asıl mahkemeye çağrılmadığı,
3. Lehe hükümlerin değerlendirilmediği,
4. Paraya çevrilme ve erteleme kararı verilmediği sebepleriyle hükmün bozulması talebine
İlişkindir.
B.Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanık hakkında az ceza tayin edildiği,
2. Koşulları oluşmadığı halde takdiri indirim uygulandığı,
3. Nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiği,
4. Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.08.06.2015 tarihinde, Habur Gümrük Müdürlüğünden Mersin Akaryakıt Gümrük Müdürlüğü denetimi altında bulunan Ataş Antreposuna ham petrol yükü taşıyan sanığın sürücüsü olduğu araçta x-ray
taramasında görülen yoğunluk üzerine usulüne uygun yapılan aramada 469 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalardaki savunmasında; suça konu sigaraları satmak için bulundurduğunu beyan etmiştir.
3. Suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.
4. İddianame ekli duruşma davetiyesi tebliğ edildiği halde Gümrük İdaresinin usulüne uygun katılma talebinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmayan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanık savunması, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının miktarı gereği ertelenme ve seçenek yaptırıma çevrilmesinde kanuni olanak bulunmadığından ve hüküm niteliğine göre lehe hükümler değerlendirmesi yapıldığından anılan temyiz sebepleri yönüyle bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Sanığın talimat mahkemesince yapılan sorgusu sırasında savunmasını esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediğinin sorulmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Re’sen Tespit Edilen Hukuka Aykırılıklar
1. 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu yönüyle kurulan hükümde isabetsizlik görülmüştür.
2. 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer verilen; “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
” şeklindeki düzenleme karşısında, dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken uygulama maddelerinin ilgili fıkraları gösterilmeden müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
3. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre davaya katılma hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılan olarak kabul edilip, gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmesi isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Gümrük İdaresi vekilinin Temyizi Yönünden
Usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmayan Gümrük İdaresinin bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, aynı Kanun’un 260 ıncı
maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanığın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A-3) ve (C-1,2,3) paragraflarında açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.11.2015 tarihli ve 2015/478 Esas, 2015/658 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.