YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9092
KARAR NO : 2023/870
KARAR TARİHİ : 18.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/810 E., 2015/1227 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyaların müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan … İdaresi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/810 Esas, 2015/1227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet
suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Sanık ve katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.12.2019 tarihli ve 2015/413620 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan … İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1.Nakil aracının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesine,
2.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
B.Sanığın temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.21.07.2015 günü Mangaoğlu Parkı yanında icra edilen önleyici kolluk devriyesi sırasında sanık …’in sevk ve idaresindeki aracın bagajından çıkardığı sigaraları kaldırım üzerindeki tezgaha koyduğunun görülmesi üzerine, aracın bagajında ve tezgahında 832 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.
2.Sanık … kovuşturma aşamasında, …plaka sayılı aracı oğlundan emaneten aldığını, tanımadığı şahıslardan aldığı kaçak sigaraları satacağını beyan etmiştir.
3.Malen sorumlu … kovuşturma aşamasında, emaneten babasına verdiği aracıyla sigara taşındığını olaydan sonra öğrendiğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Olay tutanağı, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamına göre sanık …’in kullandığı …plaka sayılı araçta ve kaldırımdaki tezgahında usulüne uygun arama sonucu 832 paket kaçak sigara ele geçirildiği sabit görülmüştür. Adana Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin 14.06.2017 gün ve 10012 sayılı raporu üzerine sanığa vasi atandığı gözetilerek, bu raporun bir örneğinin dosya içerisine alınıp, sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonucunu algılama ve yönlendirme yeteneği olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
B. Nakil Aracının İadesi Yönünden;
Sanık savunması, malen sorumlunun beyanları ve tüm dosya kapsamından, nakil aracının suç işlenmesinde kullanılacağından malen sorumlunun olaydan önce haberdar olmaması karşısında iyi niyetli üçüncü kişiye ait aracın hak sahibine iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
C. Re’sen Yapılan İncelemede Tespit Edilen Hukuka Aykırılıklar Yönünden
1.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun)’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanuna eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının yerel mahkemece saptanmasının zorunluluğu bozmayı gerektirmiş,
2.5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak suça konu eşyanın müsaderesinde uygulanan yasa maddelerinin ilgili fıkrasının gösterilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A.Nakil Aracının İadesi Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/810 Esas, 2015/1227 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) ve (C) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.12.2015 tarihli ve 2015/810 Esas, 2015/1227 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.
(Kısmi Karşı Oy)
KISMİ KARŞI OY
Sanık … hakkında, 21.07.2015 tarihinde işlemiş olduğu suça ilişkin olarak 5607 sayılı
Kanuna muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün, sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonucunu algılama ve yönlendirme yeteneği olup olmadığı araştırılmadan eksik inceleme bulunduğundan bahisle bozulması yönünde kurulan hükme ilişkin olarak,
5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) ikinci bölümünde ceza sorumluluğunu kaldıran veya azaltan nedenler sıralanmıştır. Anılan Kanun’un 32 nci maddesine göre; akıl hastalığı nedeniyle, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye ceza verilmez. Bu derecede olmamakla birlikte işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneği azalmış olan kişiye verilecek cezada indirim yapılır. O halde, akıl hastalığı, akıl zayıflığına dair somut bulguların olmadığı durumlarda sanığın cezai ehliyetinin araştırılması gerekmez.
Sayın çoğunluk bozma gerekçesinde Adana Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin 14.06.2017 gün ve 10012 sayılı raporu üzerine sanığa vasi atandığını bu nedenle sanığın işlediği fiiilin hukuki anlam ve sonucunu algılama ve yönlendirme yeteneği olup olmadığının araştırılması gerektiğini kabul etmiştir. Dosya içerisinde bulunan Gaziantep 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.02.2018 tarih 2017/1067 Esas, 2018/383 Karar sayılı kararı ile …’in kısıtlanması için yeterli sebep bulunmamakla birlikte korunması bakımından fiil ehliyetinin sınırlanması gerektiği kanaatine varılarak oğlu …’in 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un (4721 sayılı Kanun) 429 uncu maddesi gereğince …’e yasal danışman olarak atanmasına karar verilmiştir. Bu karar …’in 4721 sayılı Kanun’un 405 inci maddesinde yer alan akıl hastalığı ve akıl zayıflığı sebeplerine dayalı kısıtlanmasını gerektirir ruhsal bir rahatsızlığa işaret eden somut deliller olmadığını göstermektedir. Kararda …’in kısıtlanmasını gerektiren bir nedenin bulunmadığı açıkça belirtilmiş, malvarlığını yönetme olarak özetlenebilecek bir takım haklarını kullanırken görüşü alınmak üzere yasal danışman atanmıştır. Adana Ekrem Tok Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin 14.06.2017 gün ve 10012 sayılı raporunda …’in fiil ehliyetinin sınırlandırmasını gerektirecek akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olduğunu gösterir bulgular olsa idi sanığın 4721 sayılı Kanun’un 405 inci maddesi uyarınca kısıtlanması gerekirdi.
Sanığa hüküm tarihinden sonra 4721 sayılı Kanun’un 429 uncu maddesi uyarınca yasal danışman atanması, sanığın 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi uyarınca suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği olup olmadığını araştırmayı gerektirmez. Yargılama sırasında sanığın cezai ehliyetinin bulunmadığına ilişkin herhangi bir savunması ya da beyanı bulunmamaktadır. Bu nedenle hükmün gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle bozulmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 18.01.2023