Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/9139 E. 2023/799 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9139
KARAR NO : 2023/799
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/390 E., 2015/668 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan Gümrük İdaresi vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/390 Esas, 2015/668 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve aynı Kanun’un 50 nci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin

ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak cep telefonlarının tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazineye irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.12.2019 tarihli ve 2015/426117 sayılı, hükmün düzeltilerek onanması görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanığın temyiz nedenleri; aldığı telefonların kaçak olduğunu bilmediğine, telefon işi yaptığına, kastının olmadığına, pişman olduğuna ve verilen cezanın bozulması talebine ilişkindir.

B.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanığa alt sınırdan ceza verilmiş olmasına, yasal şartları oluşmadığı halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmasına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.KOM ekipleri tarafından kaçak cep telefonu satan şahıslara yönelik çalışmalar sonucu 08.04.2015 tarihinde, sulh ceza hakimliğince verilen arama kararına istinaden usulüne uygun olarak sanığın işlettiği, ruhsatı bulunmayan Dünya Merkez İletişim adlı iş yerinde yapılan aramada 7 adet gümrük kaçağı cep telefonunun ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Suça konu cep telefonlarının Çin ve Kore menşeili olduğuna, tamamının kullanılmamış, bataryalı ve gümrük kaçağı eşya olduğuna ilişkin keşif sonucu alınan bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanık kovuşturma aşamasında suça konu cep telefonlarının bir kısmını müşterilerin tamir amacıyla bıraktığını, bir kısmını çantacı diye tabir edilen şahıslardan aldığını, vitrine koyduğunu ve ne yapacağına henüz karar vermediğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm,
1.10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası 23 üncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 inci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un
5 inci maddesi ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi

halinde verilecek cezada indirim uygulanacağı hüküm altına alındığı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun’un 7 inci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2. 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirmeye karar verilirken hapis cezasından çevrili adli para cezası ve doğrudan verilen adli para cezasının ayrı ayrı taksitlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3. Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesi yerine, uygulama maddesinin 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2015/390 Esas, 2015/668 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.