YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9272
KARAR NO : 2023/664
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/138 E., 2015/594 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2015/138 Esas, 2015/594 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) aykırılık suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının birinci bendinin son cümlesi yollaması ile anılan
Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
1.Sanığın suça konu sigaraları içmek amacıyla aldığına ve kaçakçılık suçunu işleme kastının bulunmadığına,
2.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.11.01.2015 günü saat 02.15 sıralarında güvenlik güçlerinin kaçakçılıkla mücadele kapsamında İncirlik park alanında yapmış oldukları uygulamada Adana 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/57 D. İş sayılı kararına istinaden Cizre … Turizm firmasına ait yolcu otobüsü durdurulmuştur.
2.Otobüsün 1 no’lu koltuğunda seyahat etmekte olan …’ye ait olduğu tespit edilen, otobüsün bagaj kısmındaki valiz içerisinde toplamda 510 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir.
3.Sanık aşamalarda değişmeyen savunmasında, ele geçirilen sigaraları Adana’da tanımadığı bir şahıstan içmek amacıyla satın aldığını ve ticari bir maksadının olmadığını ifade etmiştir.
4.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamıştır.
5.Ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında, gümrüklenmiş değerin 3.907,25 TL, gümrük vergilerinin ise 3.142,25 TL olduğu tespit edilmiştir.
6.23.02.2015 havale tarihli bilirkişi kurulu raporunda, suça konu sigaraların yasal olmayan yollardan yurda sokulmuş gümrük kaçağı sigaralar olduğu belirtilmiş ve suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin değerinin 3.424,73 TL, gümrük vergilerinin ise 3.016,73 TL olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Mahkumiyet Kararına Yönelik;
Olay ve olgular bölümünde belirtildiği üzere; sanığın, otobüsün bagaj kısmında ele geçirilen valiz içerisinde 2 farklı marka toplamda 510 paket gümrük kaçağı sigaranın kendisine ait olduğunu kabul ettiği, her ne kadar aşamalardaki savunmalarında suça konu sigaraları içmek amacıyla ticari maksadı olmaksızın satın aldığını beyan etmişse de Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ele geçen sigaraların miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Re’sen Tespit Edilen Hukuka Aykırılıklar
Sanığın belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin (sanık lehine olan ve bilirkişi raporunda belirtilen gümrüklenmiş değerin) iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı (sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanık lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmak suretiyle) anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiş,
Kabule göre de;
1.Arama işlemine dayanak olarak gösterilen Adana 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/57 Değişik İş sayılı önleme arama kararı denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden hüküm kurulması,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 11.01.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 21.01.2015 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, yargılaması devam eden Kızıltepe 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/240 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 25.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin 08.04.2015 olduğu,
Yerel mahkemece; UYAP kayıtları taranarak, sanık hakkında aynı suçtan açılmış başkaca ceza davası dosyalarının bulunup bulunmadığı da tespit edilip, bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik
olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Adana 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2015 tarihli ve 2015/138 Esas, 2015/594 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.