Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/9282 E. 2023/2655 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9282
KARAR NO : 2023/2655
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/939 E., 2015/1546 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEMYİZ EDENLER : O yer Cumhuriyet savcısı, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma

Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 18.11.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır.

O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; Mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2014/939 Esas, 2015/1546 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü

maddesinin beşinci fıkrası, aynı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erteli 2 ay 15 gün hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, katılan lehine vekâlet ücreti verilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, kamu zararını ve etkin pişmanlık tutarını gidermek istemediğini beyan eden sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak cezada indirim yapılmasının kanuna aykırı olduğuna, açıklanan ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.

2.Sanık müdafiinin temyiz isteği, verilen hükümde yasal isabet görülmediğine, sanığa ceza verilmemesi gerektiğine, açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 19.07.2012 tarihinde saat 16.40 sıralarında, UPS Kargo Ana Depo Dağıtım Şirketinde Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim ve İhbarlar Müdürlüğü ekiplerince yapılan bandrol ve irsaliye denetiminde; göndereni …, alıcısı … olan kargo gönderisinde faturasız, belgesiz yabancı menşeli toplam 36,7 kg kaçak çay ele geçirilmiştir.

2.Sanık aşamalarda diğer sanığı tanımadığını, kimseye kargo yoluyla çay göndermediğini, ismini kullanan birisi tarafından gönderilmiş olabileceğini beyan etmiştir.

3.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasından kamu davası açılmıştır.

4.Ele geçen çaylar hakkında düzenlenen 07.09.2014 tarihli bilirkişi raporunda çayların kaçak ve yabancı menşeili olduğu bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden;
Sanığa 09.11.2015 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 18.11.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden;
Olay ve Olgular başlığı altında yer verilen sanık savunması, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü
kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını gidermek istemediğini beyan eden sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle cezada indirim yapılması,

2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada, soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

3.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun’un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.

V. KARAR
A.Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015

tarihli ve 2014/939 Esas, 2015/1546 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2015 tarihli ve 2014/939 Esas, 2015/1546 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.