Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/9364 E. 2023/2496 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9364
KARAR NO : 2023/2496
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/1009 Esas, 2015/1154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

2.Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/1009 Esas, 2015/1154 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.12.2019 tarihli ve 7-2015/409111 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri;
Verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, hakkında kesin ve inandırıcı delil bulunmadan hüküm tesis
edildiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, bu nedenle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Kolluk birimlerince ifa edilen devriye görevi sırasında, sanığın cadde üzerinde, tezgahta kaçak sigara satarken görülmesi üzerine müdahale edilmekle tutanağa göre sanığa ait olduğu belirlenen tezgahta 91 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık aşamalardaki beyanlarında, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, kaçak sigaraların ele geçirildiği tezgahın kendisine ait olmadığını, yan taraftaki tezgahta çorap çamaşır gibi ürünler sattığını, polislerin gelmesi ile sigaraların sahibinin kaçtığını, bu nedenle kendisi hakkında haksız yere işlem yapıldığını belirtmiştir.

3.Sanığın beyanları ve tutanağı imzadan imtina etmesi karşısında, mahkemece tutanakta imzası bulunan tutanak mümzileri dinlenmiş, aynı mahiyetteki benzer beyanlarında, sanığı tezgah üzerinde kaçak sigara satarken gördüklerini, sigara sattığından emin olduktan sonra hakkında işlem yaptıklarını, sanığın satıcı pozisyonunda olduğunu ifade etmişlerdir.

4.Dosyada mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasına göre, eşyanın gümrüklenmiş değerinin 592,13 TL olan gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibarıyla Dairemiz kabulüne göre pek hafif olduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Her ne kadar Tebliğnamede hükmün katılan … İdaresi vekili tarafından temyiz edildiği belirtilmiş ise de bahse konu 08.12. 2015 havale tarihli dilekçenin, sanığın temyiz dilekçesine cevap mahiyetinde olduğu cihetle Tebliğnamedeki bu görüşe iştirak edilmemiştir.
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif
olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,

2.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi’nin 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 42. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.10.2015 tarihli ve 2014/1009 Esas, 2015/1154 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.