Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/9481 E. 2023/2437 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9481
KARAR NO : 2023/2437
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2015/357 Esas, 2015/516 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 5 gün karşılığı 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın anılan Kanun’un 54

üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, arama yapılan iş yerini kendisi işletse de, olay günü şehir dışında olduğuna, iş yerini geçici olarak oğlu Emrah’a bıraktığına, sigaraların kendisinin habersiz iş yerine bırakıldığına, kaçak sigara satmadığına, re’sen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.İstiklal Caddesi 30/A sayılı adreste bulunan ve tütün mamulleri satan iş yerinde bandrolsüz sigara satıldığı yönünde yapılan ihbar üzerine Cumhuriyet savcılığından alınan arama kararı ile 05.01.2015 tarihinde iş yerinde sanığın oğlu Emrah …huzurunda yapılan aramada 931 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir.

2.Hakkında ek takipsizlik kararı verilen Emrah …soruşturma aşamasında bilgi sahibi sıfatıyla verdiği beyanında, “arama yapılan Birlik Tütün isimli iş yerini babam işletir, tütün mamulleri satıyoruz. Babam haftada bir kez İstanbul – Ağrı arası minibüsle yolcu taşımacılığı yapar. Arama sırasında babam uzun yolda olduğu için iş yerinde ben bulunuyordum. Polisler arama kararını göstererek iş yerindeki sigaraları topladılar…” şeklinde beyanda bulunmuştur.

3.Sanık … aşamalardaki savunmalarında “Emrah …benim oğlum olur, suça konu iş yeri bana aittir, suç tarihinde il dışındaydım. Oğlum Emrah’ın iş yerinde bulunduğu sırada polisler gelip arama yapmışlar ve suça konu eşyaları ele geçirmişler. Suça konu sigaraların bir kısmını oğlum Emrah benden habersiz almış bir kısmını da tanımadığı bir şahıs iş yerine bırakmış daha sonra da gelip almamış, olay günü arama yapıldığında suça konu sigaralar ele geçirilmiş, sigaralar bana ait değildir. İş yerimde de satışını yapmıyordum. Atılı suçu işlemedim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

4.Soruşturma aşamasında sanığa kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağı ihtaratı yapılmamıştır.

IV. GEREKÇE
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada, soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında, indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait

bulunması zorunluluğu,

2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2015 tarihli ve 2015/357 Esas, 2015/516 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.