YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9684
KARAR NO : 2023/2276
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/520 E., 2015/857 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli ve 2015/520 Esas, 2015/857 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 25 gün karşılığı 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına; 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin
birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 ay hapis ve 25 gün karşılığı 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve tasfiyesine, nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, usul ve kanuna aykırı kararın müvekkilinin beraatine karar verilmesi talebiyle bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından kaçakçılıkla mücadele kapsamında saat 13.45 sıralarında yapılan uygulamada, şüphe üzerine durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki 352521 plakalı araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, şoför mahallinde koliler içerisinde 70 karton kaçak sigara ve 170 adet kaçak cep telefonu ele geçirilmiştir.
2.Sanık aşamalarda; suç olduğunu bilmediğini, 11.08.2015 tarihinde Adana 1. Sulh Ceza Hakimliği sorgusunda; para kazanmak amacıyla satmak için ilk defa telefon ve sigara getirdiğini beyan etmiştir.
3.Dosya kapsamında bulunan 16.09.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, suça konu cep telefonlarının kayıt dışı ve gümrük kaçağı olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanıktan 170 adet gümrük kaçağı cep telefonu ve 70 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın 5237 sayılı Kanun’un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri uyarınca, en ağır cezayı gerektiren ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince cezalandırılması ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince cezalandırılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı tarihte yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3.Gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
4.24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
5.Sanığın sevk ve idaresindeki araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, 70 karton kaçak sigara ve 170 adet kaçak cep telefonu ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; aracın değeri ile ele geçirilen kaçak eşyanın taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı konusunda uzman bilirkişi tarafından rapor aldırılarak, sonucuna göre müsaderenin hakkaniyete uygun düşüp düşmeyeceği de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile nakil aracının müsaderesine dair hüküm tesisi,
6.Dava konusu kaçak eşyaların müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de hükmedilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2015 tarihli ve 2015/520 Esas, 2015/857 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.