Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2019/9738 E. 2023/2721 K. 23.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/9738
KARAR NO : 2023/2721
KARAR TARİHİ : 23.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/934 E., 2015/540 K.
SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na aykırılık, Sağlık
İçin Tehlikeli Madde Temini
HÜKÜMLER : Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan mahkûmiyet, Sağlık için tehlikeli madde temini suçundan hükmün açıklanmasının
geri bırakılması, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi tevdi, kısmi bozma

1.Sanık hakkında sağlık için tehlikeli madde temini suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır.

2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) aykırılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı

yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/934 Esas, 2015/540 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanık hakkında sağlık için tehlikeli madde temini suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 194 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten hükmolunan 5 … hapis cezasına ilişkin hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği açıklanmasının geri bırakılmasına,

2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddesi gereğince 2 yıl 6 … hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suçlamaları kabul etmediğine, pişman olduğuna ve mağdur olmaması için hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın işlettiği tütüncü dükkanında … yaştaki çocuklara sigara satışı yapıldığı yönündeki ihbar üzerine olay yerine giden ekiplerin okul üniformalı iki çocuğun dükkandan çıktığını görmeleri üzerine yanlarına gidildiğinde, 18 yaşından … olduğu tespit edilen çocukların dükkandan aldıkları sigaraları görevlilere rızaları ile teslim ettikleri, polis memurlarının sanığa ait iş yerinin önüne gitmeleri üzerine sanığın iş yerinden çıkarak polislerin yanına geldiği, polislerin iş yerinde ne yaptığını sormaları üzerine kaçak sigara sattığını söyleyerek iş yerinde masa altında bulunan çanta ile siyah poşet içerisinde bulanan 9 farklı marka 185 paket gümrük kaçağı sigarayı iş yeri dışına getirerek kendi rızası ile teslim ettiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmasında, suça konu sigaraları kendisine ait tütüncü dükkanında sattığına dair ikrarda bulunmuştur.

3.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamıştır.

4.Ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen 05.11.2014 tarihli kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında, gümrüklenmiş değerinin 1.466,28 TL, gümrük vergilerinin ise 1.133,28 TL olduğu tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Sanık Hakkında Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temini Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin

onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi oldukları, temyizlerinin mümkün olmadığı, aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık Hakkında 5607 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Olay ve olgular bölümünde belirtildiği üzere; sanığın işlettiği tütüncü dükkanında satışını yaptığını ikrar ettiği 185 paket gümrük kaçağı sigarayı iş yerinin dışına getirerek polislere teslim etmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda, olay tutanağına, sanığın ikrarına ve bilirkişi raporuna göre, sanığın suça konu gümrük kaçağı sigaraları ticari amaçla bulundurduğu anlaşıldığından, sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin (sanık lehine olan ve 05.11.2014 tarihli … varakasında belirtilen gümrüklenmiş değerin) iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar … Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı (sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanık lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmak suretiyle) anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

Kabule göre de;
1.Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı gözetilerek, ek savunma hakkı da tanınmak suretiyle suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları birlikte yazılmak suretiyle temel cezanın doğrudan 3 yıl hapis ve 6 gün karşılığı adlî para cezası olarak belirlenmesi,

2.Hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince

cezalandırılmasına karar verildiği halde hükmün gerekçesinde sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırıldığı belirtilmek suretiyle hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması,

3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 17.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 12.11.2014 olduğu,

Dairemizin 22.09.2020 tarihli ve 2020/2370 Esas ve 2020/13094 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasına karar verilen … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1036 Esas ve 2015/541 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 02.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 02.12.2014 olduğu anlaşıldığından,

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmüştür.

V. KARAR
A.Sanık Hakkında Sağlık İçin Tehlikeli Madde Temini Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanığın kanun yolu başvuruları itiraz merciince incelenmek üzere esası incelenmeyen dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

B.Sanık Hakkında 5607 Sayılı Kanun’a Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli ve 2014/934 Esas, 2015/540 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.03.2023 tarihinde karar verildi.