Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/1086 E. 2020/13880 K. 07.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1086
KARAR NO : 2020/13880
KARAR TARİHİ : 07.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
UYAP sisteminden yapılan kontrolde;
Sanık müdafii 17.12.2015 tarihinde tefhim edilen hükmü 23.12.2015 tarihinde temyiz ettiğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Yasanın 8/4. maddesinin yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 Sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Yasa ile değişik 3/18. maddesi ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10 gereğince uygulama yapılması ve aynı Yasanın 3/22 ve 5/2 maddelerinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre ise;
1- İddianame ile hukuki kesinti gerçekleştiği gözetilmeden sanığa ait derdest dosyalar birleştirilmek suretiyle tüm olaylara ilişkin zincirleme suç hükümlerinin uygulanması,
2-Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihi 19.01.2011 iddianame düzenleme tarihi 09.05.2011 olan suç ile suç tarihi 28.02.2011 iddianame düzenleme tarihi 30.05.2011 olan suç için;
Sanığa ilişkin İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2019/255 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 12.02.2011 iddianame düzenleme tarihinin 06.04.2011 olduğu, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/318 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 21.02.2011 iddianame düzenleme tarihinin 02.03.2011 olduğu, İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/283 Esas, 2014/164 Karar sayılı temyiz edilmeden kesinleşen dosyasında suç tarihinin 12.02.2011 iddianame düzenleme tarihinin 09.06.2011 olduğu, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/204 Esas, 2013/355 Karar sayılı temyiz edilmeden kesinleşen dosyasında suç tarihinin 22.02.2011 iddianame düzenleme tarihinin 04.05.2011 olduğu, İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/795 Esas, 2014/538 Karar sayılı temyizde red ile kesinleşen dosyasında suç tarihinin 09.02.2011 iddianame düzenleme tarihinin 07.06.2011 olduğu, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/278 Esas, 2013/423 Karar sayılı temyiz edilmeden kesinleşen dosyasında suç tarihinin 02.03.2011 iddianame düzenleme tarihinin 07.07.2011 olduğu gözetilerek,
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihi 24.03.2011 iddianame düzenleme tarihi 31.03.2011 olan suç için;
Dairemizin 2018/14884 sırasında kayıtlı olup aynı gün incelenen İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/804 Esas, 2014/359 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25.03.2011 iddianame düzenleme tarihinin 30.05.2011 olduğu gözetilerek,
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihi 28.04.2011 iddianame düzenleme tarihi 04.05.2011 olan suç için;
Dairemizin 2018/12314 sırasında kayıtlı olup aynı gün incelenen İstanbul 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/743 Esas, 2014/312 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 19.04.2011 iddianame düzenleme tarihinin 08.07.2011 olduğu, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/52 Esas, 2013/219 Karar sayılı temyiz edilmeden kesinleşen dosyasında suç tarihinin 01.04.2011 iddianame düzenleme tarihinin 09.02.2012 olduğu,İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/2419 Esas, 2013/1120 Karar sayılı temyiz edilmeden kesinleşen dosyasında suç tarihinin 16.04.2011 iddianame düzenleme tarihinin 28.04.2011 olduğu, İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2012/259 Esas, 2013/404 Karar sayılı temyiz edilmeden kesinleşen dosyasında suç tarihinin 20.04.2011 iddianame düzenleme tarihinin 04.07.2011 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde kesinleşmeyen dosyalar yönüyle dosyaların birleştirilmesi, kesinleşen cezaların mahsubuna karar verilmesinin düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 07.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.