YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1423
KARAR NO : 2020/11044
KARAR TARİHİ : 02.07.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I. Sanık … müdafiinin temyiz isteminin münhasıran vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek, sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık … lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan … İdaresi vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca,
Hüküm fıkrasına “Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık … lehine, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 1.800,00 TL maktu vekalet ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” cümlesi yazılmak suretiyle, sair kısımları aynen bırakılan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II. Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği
anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. Ana dosyada suç tarihinin 21/05/2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 09/07/2015 olduğu, birleşen 2015/731 Esas sayılı dosyada suç tarihinin 01/08/2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 17/11/2015 olduğu, 09/07/2015 tarihli iddianamenin düzenlenmesiyle olaylar arasında hukuki kesinti oluştuğu ve sanık … hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekili ve sanık …’un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 02/07/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.