YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/157
KARAR NO : 2023/2812
KARAR TARİHİ : 27.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/110 E., 2015/409 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık …, sanık …
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2015 tarihli ve 2013/110 Esas, 2015/409 Karar Sayılı Kararı ile;
1.Sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı,
2.Sanıklar … ve … hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin
beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca erteli 5 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesindeki şartlar yeterince değerlendirilmeden cezanın ertelendiğine, aracın müsaderesi hakkında karar verilmeden hüküm kurulduğuna, Mahkemece farazi olarak değerlendirme yapılarak takdiri indirim uygulandığına, beraat hükmü kurulan sanıklar yönünden yeterli inceleme yapılmadığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.
2.Sanık …’in temyiz isteği, hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
3.Sanık …’in temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlilerinin kaçakçılık yapan şahısların yakalanmalarına yönelik çalışmaları sonucunda, … plakalı Yurtiçi Kargo aracının yüklü miktarda sigara götüreceği bilgisinin alınması üzerine, suç tarihinde saat 15.00 sıralarında sanık …’in sevk ve idaresindeki … plakalı aracın uygulama noktasında durdurulduğu, aracın yapılan kontrolünde arka kapaklarının 2201997 ve 2201972 numaralı mühürler ile mühürlü olduğunun görüldüğü, araçta bulunan taşıma irsaliyesine göre araç içerisinde 2 göndericiye ait toplam 14 adet koli olduğu belirtilmiş ise de lastiklerinden aracın yüklü olduğunun değerlendirildiği, bunun üzerine Cumhuriyet savcısının katılımıyla bahse konu aracın arka kapaklarında bulunan mühürler sökülerek yapılan aramada, göndericisi Yeşberf Ticaret, alıcısı sanık … olan 2 kargo kolisi içerisinde; 4 torbada 560 paket olmak üzere toplam 224 kg herhangi bir fatura veya belgesi bulunmayan gümrük kaçağı çay ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık …; Yeşberf Ticaret isimli iş yerini kendisinin işlettiğini, suça konu çayı sanık …’e gönderdiğini, faturasının bulunduğunu ve kaçak olmadığını, sanık …; üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, kendisinin Yurtiçi Kargo Nusaybin şubesinde müdür olarak çalıştığını, bahse konu kargo paketini sürekli müşterileri olan sanık …’in gönderdiğini, şahsın kargo paketi ile birlikte gönderdiği mallara ilişkin faturalarını ibraz ettiğini, kendilerinin de bu doğrultuda kargosunu teslim alıp gönderdiklerini ve suçsuz olduğunu, sanık …; Yeşberf Ticaret isimli firmadan satmak için ithal çay istediğini, istedikten 2-3 gün sonra arayıp sipariş verdiği çayların ne zaman geleceğini sorduğunu, muhatap olduğu sanık …’in kendisinin sipariş ettiği çaylara polis tarafından el konulduğunu söylediğini, sanık …; aracın şoförü olduğunu, suça konu eşyaları Nusaybin Yurtiçi Kargo firmasından teslim aldığını, içlerinde kaçak eşya olduğunu bilmediğini, kendisinin gönderilerle ilgisinin bulunmadığını, beyan etmiştir.
3.Dosya kapsamında bulunan 21.01.2013 tarihli ekspertiz raporunda, suça konu çayların yasal yollarla
ithal edildiğini gösteren ithalat kontrol numarasının ve yurt içinde ambalajlandığını gösterir Gıda Sicil ve Üretim İzni / İşletme Kayıt Belgesi olmadığı tespit edilmiştir.
4.Yakalanan eşyalarla menşei araştırması yapılan ve sunulan faturadaki eşyaların aynı olup olmadığı hususunda ayniyet tespiti için alınan 04.05.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre, ele geçen eşyaların üzerinde Türk Gıda Kodeksi – Gıda Maddelerinin Genel Etiketleme ve Beslenme Yönünden Etiketleme Kuralları Tebliği gereğince ithal edilen gıda maddelerinin üzerinde ve ambalajlarında bulunması gereken bilgilerin bulunmadığı, faturalardaki ayrıntılar ile ithalat beyannamesinde beyan edilen eşyanın cins, nevi ve kapları itibarıyla uyuşmadığı, faturalar muhteviyatı çayların, sanıklardan ele geçirilen çaylar olmadığı, farklı çay alışverişleri ile ilgili olabileceği, suça konu çayların tümünün yabancı menşeili, Türkiye’ye hangi yollardan sokulduğu belli olmayan, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında tanımlanan kaçak eşyalardan olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
1.İddianamede nakil aracının müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.
2.Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamından, sanıkların atılı suça iştirak ettiklerine ilişkin savunmalarının aksine cezalandırılmalarına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinin anlaşılması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
3.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale
geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2.Sanıklara verilen kısa süreli hapis cezası ertelendiği halde, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak hak yoksunluğuna karar verilmesi,
3.Katılan kurum lehine hükmolunan vekâlet ücretinin, sanıklar … ve …’den eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2015 tarihli ve 2013/110 Esas, 2015/409 Karar sayılı kararında sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar … ve … Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Mardin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2015 tarihli ve 2013/110 Esas, 2015/409 Karar sayılı kararında sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik katılan vekili ile sanıklar … ve …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.03.2023 tarihinde karar verildi.